Reklam
  • Reklam
Maviş, Mecliste YÖK bütçesini konuştu

Maviş, Mecliste YÖK bütçesini konuştu

AK Parti Sinop Milletvekili Dr. Nazım Maviş, 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifinin Meclis Genel Kurulundaki görüşmelerinde söz alarak, AK Parti Grubu adına Yüksek Öğretim Kurumu bütçesini değerlendirdi.

16 Aralık 2019 - 14:59 - Güncelleme: 16 Aralık 2019 - 15:03
Reklam

TBMM Milli Eğitim Komisyonu Kâtip Üyesi de olan Maviş, konuşmasında üniversitelerin küresel rekabetteki yerine dikkat çekti.

Konuşmasına Nurettin Topçu’nun “Mabet bir milletin kalbiyse, üniversite beyni demektir.” Sözleriyle başlayan Maviş, “Milletin ilim ve kültür merkezidir üniversitelerimiz. Bir milletin her alanda inkişafının taşıyıcılarıdır. İçerisinde doğdukları toplumun idealizminin kaynaklarıdır. Fransız halkının klasik kültürünü Paris Üniversitesi hazırladı. Alman Üniversitesi 17’nci asırda arza  sığmayan bir idealizmin kurucusu oldu. Selçuklular devrinde Irak halkı Bağdat Külliyesi’nin üstatlarının vicdanını, imanını istikamet yaptı. Nizamülmülk Medreseleri cihana yayılacak bir milletin temellerini hazırladı. Süleymaniye Medreseleri de millet abidesinin zirvesi oldu. Üniversiteye bakarken perspektifimizin temelinde bunun olması lazım” ifadelerini kullandı.

“ÜNİVERSİTELER KALKINMANIN MOTORUDUR”

Konuşmasında üniversitelerin kalkınmanın motoru olduğuna dikkat çeken Maviş, “Şehirlerimizin ekonomisinin güçlenmesinin, gelişmesinin en önemli kaldıraçlarından bir tanesidir. Yaptığı yatırımlarla, öğrenci sayılarıyla, AR-GE faaliyetleriyle, özel sektör iş birlikleriyle ve oluşturdukları vizyonlarla şehirlerimizin gelişimine çok önemli katkılar sağlamaktadır.  Şehirlerimizin sosyokültürel dönüşümünün kaynağı üniversitelerimizdir. Şehirlerimizin tarih, kültür ve medeniyet mirasının yaşatılmasında önemli misyonlar üstlenmektedirler. Küresel rekabet gücümüzü artırmak, nitelikli bilgi üretimi ve nitelikli insan kaynağıyla ancak mümkündür. Bu açıdan bize göre üniversite büyük Türkiye idealimizin en önemli kaldıracıdır. Üniversite politikamızın merkezinde işte bu perspektif vardır. Bu perspektiften hareketle her şehrimize bir üniversite kurduk, erişilebilirliği sağladık. Türkiye, sosyolojik dinamizmi oldukça yüksek bir ülkedir. Bu dinamizmin gereklerine cevap verebilmek için, bu dinamizmin ürettiği yükseköğrenim talebine cevap verebilmek için üniversite sayımızı artırdık. Hızlı kentleştik, hâlâ nüfusumuz kentlerde yoğunlaşıyor. Kentleşmeye cevap verebilmek, kentleşen nüfusun yükseköğrenim talebini sağlamak temel hedefimiz oldu. Eğitim hakkı talep eden her gencimize bu yükseköğrenim hakkını vermek ve bu anlamda fırsat eşitliğini tesis etmek hükûmetlerimizin hedefi oldu. Harçları kaldırdık, üniversitelerimizin bütçelerini artırdık, öğretim üyesi sayımızı güçlendirdik ve şimdi önümüzde rekabet edebilir, niteliği itibarıyla da daha güçlü bir üniversite perspektifi var” dedi.

“YENİ YÖK, YENİ HEDEFLERİYLE ÜNİVERSİTELERİMİZİ DAHA GÜÇLENDİRİYOR”

Yeni YÖK’ün yeni adımlarıyla üniversiteleri çok daha iyi bir noktaya taşıdığını ifade eden Maviş, “Üniversitelerimizde Kalite Kurulunun kurulmuş olmasını çok önemsiyorum. Bağımsız bir şekilde çalışmalarını yürütecek ve üniversitelerimizin kalitelerinin gelişimine önemli ölçüde yön verecek olması bakımından Kalite Kurulunu bu alanda atılmış çok güçlü bir adım olarak görüyorum. Yeni YÖK’ün hedefleri arasında üç hususu çok önemsiyorum. Bunlardan bir tanesi misyon farklılaşması. Bugün sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok yerinde artık üniversiteler birbirlerine benzemeye başladı. İşte buradan hareketle, üniversitelerin birbirlerini taklit etmeleri ve birbirlerine benzemelerini önlemek, bu açıdan her birisinin kendi özel misyonları çerçevesinde nitelikli bir katkı üretmesini sağlamak açısından üniversitelerimiz arasında ihtisaslaşmaya ve misyon farklılaşmasına dönük atılmış adımı çok önemsiyorum. Bu anlamda, bölgesel kalkınma öncelikli üniversiteler ve araştırma üniversiteleri üzerinde dikkatle durulması ve geliştirilmesi gereken bir model olarak önümüzdedir. Yine, Yeni YÖK’ün önümüze koyduğu hedeflerden birisi olarak uluslararasılaşmayı da çok önemsiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın hedefleri doğrultusunda, 2023 yılında Türkiye’de 350 bin uluslararası öğrenci hedefimiz var. Bu hedefe ulaşabilmek için üniversitelerimizin yapısında, bürokratik işleyişinde ve uluslararası çekiciliğinde ciddi adımların atılması lazım. Çünkü biz biliyoruz ki uluslararası öğrenciler, ülkeler için sadece bir ekonomi kaynağı değildir, aynı zamanda bir kültür elçisidir, siyasi ve ticari alanda uluslararası köprüdür, insan kaynağı ihtiyacının önemli bir karşılama gücüdür, kültürel diplomasinin, sivil diplomasinin yani yumuşak gücün önemli bir kaynağıdır” şeklinde konuştu.

“MESLEK YÜKSEKOKULLARIYLA SEKTÖRLER ARASI İŞBİRLİĞİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ LAZIM”

Konuşmasında lisansüstü eğitim hedeflerini de değerlendiren Maviş, doktora öğrencilerine sağlanan burs imkânlarının da önemli bir adım olduğunu ifade etti.

Konuşmasında norm kadro, Mek-sis, üniversitelere sunulan finans desteği konularında da değerlendirmelerde bulunan Maviş, sözlerini şöyle tamamladı:

“Norm kadro uygulaması çok doğru bir uygulamadır. Bu uygulamadan ödün verilmeden devam edilmesi lazım. Yine YÖK’ün ortaya koyduğu Mek-Sis uygulaması yani fiziki altyapının yönetimine dönük bilişim çalışması, üniversitelerimizin fiziki altyapısının yönetimi ve bunların verimli bir şekilde yönetilebilmesi, denetiminin yapılabilmesi, karar süreçlerinde doğru verinin aktarılması açısından önemli bir uygulamadır. Ancak buradan, bir öneriyi Sayın YÖK Başkanımız ve ilgili arkadaşlarla paylaşmak istiyorum. Özellikle öğrencisi kalmamış bölümlerde derse giremeyen öğretim üyelerimiz var. Bu öğretim üyelerimizin Türkiye’nin bilimsel gelişimine ve araştırma kapasitesine katkı sağlaması açısından bir değerlendirmenin yapılması önemli olsa gerek. Yine meslek yüksekokullarının sadece lisans eğitimine girmeyi başaramamış öğrencilerimizin değil, gerçekten bilinçli tercih yapan öğrencilerimizin yöneldiği bir öğretim alanı olması lazım. Bu açıdan meslek yüksekokullarıyla sektörler arası işbirliğinin güçlendirilmesi lazım. Bütçe ve finans desteği üniversitelerimizin çıktıları ve performansına odaklı bir hale getirilir ve gerçekten üniversitelere yapılacak finansal destek, rekabet ve yarışmayı desteklerse sanıyorum önümüzdeki dönemde daha güçlü üniversitelerle Türkiye’nin bilim hayatına katkı sunmuş oluruz.”

SİNOP ÜNİVERSİTESİNE TOPLAM 428.261.000 TL ÖDENEK AYRILDI

Maviş’in konuşmasının ardından yapılan 2020 bütçe görüşmelerinde üniversitelerin ödenekleri oylandı.

Sinop Üniversitesine 2020 yılında ayrılan 134.535.000 TL ödenek de oylanarak kabul edildi. Değer taraftan gelecek 3 yıl içinde Sinop Üniversitesine toplam tahmini 428.261.000 TL ödenek ayrılması hedefleniyor.

Bu haber 1989 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Denizde can pazarı: 9 kişi boğulma tehlikesi geçirdi
Denizde can pazarı: 9 kişi boğulma tehlikesi geçirdi
Türkeli'de otomobil ile iki motosiklet çarpıştı: 2 yaralı
Türkeli'de otomobil ile iki motosiklet çarpıştı: 2 yaralı