Reklam
İslam nerede, biz neredeyiz!
Zahir KELEŞ

Zahir KELEŞ

İslam nerede, biz neredeyiz!

14 Nisan 2018 - 20:29 - Güncelleme: 16 Nisan 2018 - 00:36

Bismillahirahmanirrahim; yaratan Allah'ın adıyla. Sevgili okurlar. Bu başlığı, islam ve biz nereden nereye geldik bu günümüz ve ne yapmamız gerekliliği, yani din nerede, biz neredeyiz, islam nerede, biz islamın neresindeyiz, Kur'an ne diyor, biz ne yapıyoruz bunları anlayıp yaşamak adına kendimce birşeyler karalamak istedim.

Elbette din Allah katında ve onun himayesindedir, kıyamete kadar da öyle kalacaktır. Yüce Allah (c.c) öyle buyur muyor mu? Onun katında tek din İslam'dır! Öyle demiyor mu Kur'an-ı mubin bizim himayemizdedir, yevmil kıyamete kadar kimse ona zarar veremez, değiştiremez, buyurmuyor mu? O zalim ve kafirler istese de, istemese de ben nurunu tamamlayacağım buyurmuyor mu? Evet Allah (c.c) öyle buyuruyor, ayrıca nasıl ve ne yapmamız, yaşamamız gerektiği noktasında da uyarıyor bizi ve bir ayeti celilesinde şöyle buyuruyor; yeryüzünde fitne kalmayıp, din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla, o kafirlerler ve zalimlerle İslam, Din, Kur'an düşmanlarıyla savaşın diyor ve Kur'an-ı mubin içinde arştan arza inen ilahi kanunla hükmetmeyenler, kafirlerin, zalimlerin, fasikların ta kendileridir. İmamı Gazali, bir sözünde şöyle diyor; "Bir kıta, bir bölge, bir belde de zulüm baş gösterirde, avamdan bir kısım insanın da bu zulümden haberi olurda, önüne geçilmezse zulüm umumileşir." Yani bugün Filistin'de, Suriye'de, Mısır'da, Arakan'da dindaşlarımıza yapılan zulüm misali sessiz kalınır.

Ümmet olarak birleşme, yani İslam ve Kur'an'ın emrine girilmezse, yarın aynı ateş bizi de saracak ve yakacak. Neden kendimizi İslam'dan, dinden uzaklaştırdık. Neden müslümanlar, müminler olarak sokaklarımızda, okullarımızda, şehirlerimizde, ülkelelerimizde hatta camilerimizde, evlerimizde islamı yaşamıyor, yaşatamıyoruz. Neden bizde olması gereken ahlak, gâvurda yaşanıyor? Ezan okununca ayağa kalkıyor, namaz kılmıyoruz. Cumaya gider 5 vakti unuturuz, mezarlar kapılarımızın önünde ders almaz, ibret bulmayız. Cami de namazı kılar, cami bahçesine çıkar, sanki Allah (c.c) bizi görmüyormuş gibi hemen dedikodu gıybet ederiz. Silkelenelim, kendimize gelelim ve dini, islamı dosdoğru Allah'ın bizden istediği gibi yaşayalım. Elbette Allah nurunu tamamlayacaktır. O Allah (c.c) vadidir. O nurunu tamamlarken biz ne yapmalı, nasıl yaşamalı ve yaşatmalıyız. O mübarek dini ve görevimiz ne olmalı? Yani uyanmalı, gaflet uykusundan, terk etmeli Dünya heva ve hevesini, ahlaken, manen, madden, Hakk'a yönelmeli, dini yaşamalı, yaşatmalıyız. Biz ne yaptık? Yığdık malı, mülkü, geçtik mevki, makamların başına, aldık, yaptık 3 katlı, 5 katlı villaları, diktik boylu boyuna gökdelenleri yan yana, sonunda 1 metre kare alana kadar da hiç birinin bize fayda veremeyeceği boş ve anlamsız, fuzuli dunyalıklara sarıldık. Asıl mekanımız kabristanı unuttuk.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) bir hadisinde uyarıyor; bizi; sahabeleriyle bir yerden geçerken ölmüş bir hayvan leşi görüyor. Üzerine köpekler toplamış leşi yiyorlar. Bu manzarayı gören Peygamberimiz şöyle der; "Bakın! Dünya, bu leş ahiretini dünyaya satanlar, yani Dünya ve içindekilerine meyledenlerse, bu leşin başına üşüşenler gibidir. Camiler boş, meyhaneler dolu, cumalar tıklım tıklım, sabah namazlarında ve vakit namazlarında camiler boş, ahlaki ve manevi değerler yok olmaya yüz tutmuş. Necip Fazıl dediği gibi; "Bu nasıl müslüman? Bir dediği, diğerine uymaz, sonrada camide saf saf namaz. Eşimize, evladımıza sözümüz geçmez olmuş. İslamı, dini savurmuş, atmışız bir kenara kendimizce. Kendilerince dinler uydurmuş, işimize geldiği gibi en kolayını yaşamaya bile aciz olmuşuz. Birileri de 5 vakit namazını kılmasına rağmen vallah gavurlar bizden daha iyi daha dürüst diyecek duruma gelmiş ki bunu söylemek çok büyük günah. Dürüstlüğü, paylaşmayı, komşuluğu, akrabalığı unutmuş, gaflet uykusu misali, hak ve hakikate sırt dönmüşüz. Kendimize gelmeli, Allah (c.c) dağılmayın, topluca Allah'ın ipine sarılın, yani Kur'an'a ve Kur'an'ın hükümlerine uymalıyız. Unutmamalıyız ki, kurtuluş oradadır. Yani ne Dünya cennet kadar güzel, ne de içindekiler cehennem ateşinde yanmaya değer.

Cehennem, zalimler ve kafirler içindir, cennet ve içindekiler ise müminler içindir. Allah'ın mülkünde, Allah'ın istediği ve bizden razı olacağı şekilde yaşamalıyız. Allah'a emanet olun.

Bu yazı 839 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • Meslektas
    7 ay önce
    Makesef islam magrip da biz masrik dayiz o kadar islam dan uzak yasiyoruz.
  • Gurbetci
    7 ay önce
    Ağzına ve kalemine sağlık . Günümüz müslümanlarının hali iste bu. Allah tan hidayet versin inş.
  • Zahir keles
    7 ay önce
    Tşk ederim yorumunuz için sağolun temennimiz hepimizin toparlanması kur an ve sünnet üzre yaşamamız.

Son Yazılar