Dünyamız hayvan, ağaç ve orman ile güzeldir. İnsansız, hayvansız, ormansız bir dünya düşünülemez. Orman ve yeşili olmayan bir dünya cehennemden farksızdır. Halbuki dünyayı ağaçlandırıp yeşillendirerek cennet gibi yapmak da insanın elindedir. Her insan bilhassa her Müslüman elinden geldiğince bu dünyayı da güzelleştirmelidir. Ağaç ve orman vatanın süsü, canlıların nefesi, huzur ve sağlığın yegane garanti sigortasıdır. Ağaç dikmek Yüce Dinimizde ibadet sayılmıştır. Aslında dinimizde insanların faydalanması için yapılan her iş ibadettir. Dikilen her ağaçtan, ekilen her mahsulden kurt, kuş bütün canlılar faydalanır. Kimisinin meyvesinden, kimisinin gölgesinden, kimisinin gövdesinden, odunundan, kerestesinden istifade edilir. Ormanlar ve yeşillikler sağlıklı nefes almamızı sağlar. Bölgenin iklimini düzenler. Günümüzde, bazı hastalıkların te tedavisi için havası temiz ormanlık ve yeşili bol yerler tavsiye edilmektedir. Bereketli mahsul elde etmek bol ve düzenli yağmura; düzenli yağmurda bitki örtüsü ve ormana bağlıdır. Mevcut ağaçlarıda korumalıyız "Benim yaşım geçti, bu ağaçtan istifade etmem mümkün değil" dememeliyiz. Bizler faydalanamazsak bizden sonrakiler hatta kurtlar, kuşlar, bütün canlılar faydalanır, diye düşünmeliyiz.Ektiklerimizden, diktiklerimizden ve yaptıklarımızdan başkaları faydalandığı sürece amal defterlerimize sevap yazılmaya devam edilecektir. Osmanlı hükümdarlarından biri kıyafet değiştirip İstanbul surları civarında dolaşırken, bir ihtiyarın bahçesinde büyük bir gayretle çalıştığını görür. Padişah ihtiyara; -Baba, kendini bu kadar niye yoruyorsun? Artık senin dinlenme zamanındır, hem senin bunları yemeğe ömrün kafi gelmez der ihtiyer ise, -Efendi bizden öncekiler dikmiş biz yedik, biz de dikelim bizden sonrakiler yesin, der. İhtiyarın bu sözü padişahın hoşuna gider ve adama bir kese altın verir. Adam padişahın padişah olduğunu anlar ve padişahım der, Allah’a şükür benim ağaçlar büyümeden meyvesini vermeye başladı der ve padişah adama bir kese daha altın verir ve yanındakilere buradan gidelim bu adam bizi beş parasız bırakacak der ve oradan giderler. “Peygamberimiz bir hadislerinde” Kıyamet kopacağı zaman bile elinizde bir fidan bulunursa onu hemen dikin” buyurmaktadır. O halde bize düşen görev, doğumumuzdan ölümümüze kadar hayatımızın her safhasında vazgeçemediğimiz ağaç ve ormanları korumaktır.Dünyada huzur, bereket, sağlık ve huzur içinde yaşamanın temel şartı budur.Ağaçları gelişi güzel kesmeyelim,arazi açmak için güzelim ağaçları yok etmeyelim, cennet gibi vatanmızı kurak, bozkır şekline sokmayalım. Temiz hava almak, sağlığımızı korumak, toprağımızın bereketini artırmak istiyorsak mevcut yeşillikleri koruyalım; yenilerini yetiştirelim. Zira ormanlar, Allah ın bize bahşettiği bir nimettir.
Genel
Yayınlanma: 12 Ağustos 2015 - 10:42
Ağaç ve Orman Sevgisi
Genel
12 Ağustos 2015 - 10:42
Dünyamız hayvan, ağaç ve orman ile güzeldir. İnsansız, hayvansız,...
Bu haber 4145 defa okunmuştur.
İlginizi Çekebilir










