Ahilik Selçuklu Türklerinde Dini ve Milli birliğin muhafazasında, Osmanlı Devletinin kuruluşunda ve de Osmanlı insanının yetişmesi ve terbiyesinde büyük hizmetler veren dini ve toplumsal bir esnaf teşkilatıdır. Ahilik: 13. yüzyılda Anadolu’da yaşayan Türklerin Esnaf ve Sanatkârların birliğini, çalışma esas ve usullerini teşkil eden Sos yo- Ekonomik bir Türk kurumudur. Ahilik: İslam inancı ile sosyal-kültürel değerleri kaynaştıran bir düşünce biçimidir. Temelinde insanı yüceltmek, onu dünya ve ahiret mutluluğuna ulaştırmak vardır. Ahilik: Çok sayıda devlet adamı ve Asker yetiştiren, Esnafları bir çatı altında birleştiren, Anadolu’yu milli ve dini birlik içinde tutarak Osmanlı devletinin kuruluşuna zemin hazırlayan ‘Mertlik ve cömertlik, İnsanlara yardım etmek ve Devletine ve Milletine bağlılık’ ilkesi etrafında teşkilatlanan bu teşkilat14. Yüzyıldan sonra Esnaf birlikleri şeklinde iktisadi yönü öne çıkmıştır. 20. Yüzyılın başlarında sona ermiştir. Biz bugün Ahilik deyince kuruluşu Kur’an ve Sünnete dayanan, İslam Ahlakına uygun bir esnaf teşkilatı anlıyoruz. Ahilik içindeki esnaf birlikleri: Çırak – Kalfa ve Usta’lardan oluşurdu. Mimar Sinan bir Ahi idi. Bir sözünde ‘İstanbul’daki Şehzade başı Camii çıraklık dönemimin, Süleymaniye Camii Kalfalık ve Edirne Selimiye Camii Ustalık dönemimin eseridir’ demiştir. Çıraklar; Mesleği çok iyi öğrenmedikçe dükkân açamazlardı. Esnaf ve dükkân sayıları sınırlandırılmıştı. Ahilikte ihtiyaca göre mal üretilirdi. Şimdiki kapital sistem tam tersine ihtiyaç fazlası mal üretmeyi ve aşırı tüketimi, moda diye tutturup lüks harcama ve israfı teşvik ediyor. Hâlbuki üretmeden tüketen toplumların sonu felakettir. Ahilikte: Sanat erbabı içinde en dürüst ve en çok saygı duyulan ve de yaşça büyük olana ahi denirdi. Yardımcısına Yiğitbaşı denirdi. Bunlar esnaflar arasındaki ilişkileri düzenler, esnafı denetler ve yanlış yapanları cezalandırırlardı. Böylece Oto Kontrol sistemi oluşturmuşlardı. Ahiliğin bir yasası vardı. Ahlaki ve Ticari kaideler ‘Fütüvvet name’ adlı eserde yazılmıştı. Ahilik teşkilatına girip esnaf olmak isteyen kişide bulunması gereken vasıflar şunlardı. Vefa-Doğruluk-Emniyet-Cömertlik-Tevazu-Affedici. Bulunmaması gereken vasıflar: İçki- Zina- Yalan-Gıybet- Hile- Kibir. Bunları daha sonra yaptıysa bile teşkilattan atılırdı. Esnaf vatandaşın Canını, Malını ve Namusunu korumakla yükümlüdür. Müşteriyi kandıramaz. Peygamber Efendimiz bir gün Medine de pazarı gezerken bir satıcının çuvalının içine elini sokar çuvalın içindeki tahılın ıslak olduğunu görünce sebebini sorar satıcı yağmur yağdı der. Peygamber Efendimiz yağmur yağsa üstü ıslanırdı. Sen bizi kandırıyorsun bizi kandıran bizden değildir’ bir başka Hadislerin de:’Satıcı mallarının kusurlarını ve değerini olduğu gibi açıklarsa o alışverişte bereket olur. Malın ayıbını ve fiyatını gizler ve yalan söylerse belki karları olur. Fakat alış verişin bereketini mahveder’ buyurur. İşte Ahi esnafı böyleydi. Kendisinden önce karşısındakini düşünürdü. Yani yeni adı ile empati yapardı. Evet, Esnafımızda aranan şart: Dürüstlük-tevazu- kanaatkârlık ve güzel ahlak. Bundan 7 , 8 Yüzyıl önce temeli atılan ahilik teşkilatı kurallarına uymayan esnaf inanın uzun ömürlü olamaz. Ahilikte maddi menfaatin ötesinde Allah rızası vardır. Ticareti zenginleşme ötesinde insanlara yardımcı olma hedefi vardır. Ahilik teşkilatı’nın koyduğu ilkeler esnafımız için hala geçerlidir. Bu ilkelere göre hareket eden esnaf hem dünyasını hem de ahiret’ini kazanır. Peygamber Efendimiz Hadislerinde: ‘Doğru olan tüccar kıyamet günü arşı alanın gölgesi altındadır’ buyurmuştur. AHİ EVRAN: Anadolu’da Ahilik adlı esnaf teşkilatının kurucusudur. İran’ın Hoy kasabasında 1171 yılında doğan 91 yaşında 1262 yılında Kırşehir’de şehit edilen Ahi EVRAN devrin en büyük âlimlerindendir. Vaazlarında; sadelik, alçak gönüllülük esastı. Rivayete göre Kırşehir’de herkesin korkarak kaçtığı EVRAN isminde büyük bir yılanın herkesin gözü önünde kendisine itaat etmesinden dolayı yılanın kardeşi anlamına gelen Ahi Evran lakabıyla meşhur olmuştur. Esas İsmi: Mahmut b. Ahmet el- Hoy’dur. Ahi EVRAN Moğolların Anadolu’ya saldırmaların da müritleriyle, esnafıyla birlikte devletin yanında yer almıştır. Çok sayıda kitap yazan 1. Alâeddin Keykubatın destek ve yardımıyla Anadolu’da Ahilik teşkilatını kuran binlerce mürit ve esnaf yetiştiren Evran Moğolların baskısı nedeniyle Kırşehir de şehit edilmiştir. Kırşehir’in o zaman ki adı Gülşehir’di. Esnafımızın Bayramını kutlar hayırlı ve bol kazançlar diler; Ahi Baba’nın ustalığa yükselen gence nasihati ile yazımı bitirmek istiyorum. ‘Ey oğul! Harama bakma, haram yeme, haram içme! Doğru, sabırlı ve dayanıklı ol. Yalan söyleme! Büyüklerinden önce söze başlama! Kimseyi kandırma! Kanaatkâr ol. Dünya malına tamah etme! Yanlış ölçme, eksik tartma! Kendin muhtaç iken bile başkasına verecek kadar cömert ol…’
Genel
Yayınlanma: 24 Ekim 2015 - 21:15
Ahilik (Esnaf Bayramı) ve Ahi Evran
Genel
24 Ekim 2015 - 21:15
Ahilik Selçuklu Türklerinde Dini ve Milli birliğin muhafazasında, Osmanlı Devletinin...
Bu haber 3895 defa okunmuştur.
İlginizi Çekebilir









