- Vergi Usul Kanununu Karşısındaki Durum :
Aile Hekimliği yapan doktorlar hastalardan herhangi bir ücret veya katkı payı da almazlar. Vergi Usul Kanunu Hükümlerine göre fatura veya serbest meslek makbuzu düzenlemezler. Yazar kasa kullanmaz ve defter tutmazlar.
- Katma Değer Vergisi Karşısındaki Durum :
Aile Hekimliği yapan doktorlar KDV. Kanunu açısından vergi mükellefi değillerdir. Ancak Aile Hekimleri işyerinde kullandıkları giderler için her tüketicinin mal veya hizmet alırken almak zorunda oldukları fatura, satış fişi vb. belgeleri alacaklardır. Bu onların KDV mükellefi oldukları anlamına gelmez.
Aile Hekimleri İşyerlerine ait temizlik, sekreterya, vb. işlerini kendilerine bağlı işçi statüsünde çalışan personellerine yaptırabilecekleri gibi, bu işlerini bu hizmeti veren şirketlere de yaptırabilirler.Bu işleri dışarıdan sağlayan Aile Hekimleri bu hizmetler için aylık olarak fatura almak zorundadırlar. KDV Kanunun 23.06.2010 tarih, KDV-59/2010-7 Sayılı Sirküleri kapsamında İşgücü Temin Eden KDV mükellefleri işgücü temin ettikleri firmalara yaptıkları ödemelerin KDV.sinin % 90’ını Tevkif etmek zorundadırlar.Ancak Aile Hekimlerinin KDV. Mükellefiyetleri olmadığından KDV. Kanunun yukarıda bahsedilen 23.06.2010 tarih, KDVK-59/2010-7 Sayılı Sirküleri kapsamında % 90 oranında tevkifat kesme hakkı yoktur. Böylelikle Aile Hekimlerinin işyerlerinde dışarıdan Şirketlere ait personellerin çalışmasında KDV tevkifatı olmayacaktır.- Gelir Vergisi Karşısındaki Durum :
Yukarıda da belirttiğimiz üzere 5258 Sayılı Kanunda da Aile Hekimleri Sağlık Bakanlığı’na bağlı sözleşmeli personel statüsünde çalışmaktadırlar. Bu nedenle tüm Aile Hekimlerinin bu çalışmaları karşılığında aldıkları paralar Gelir Vergisi Kanunu açısından ücret olarak nitelendirilmektedir.
Aile Hekimliği görevini yapan doktorların Tek işverenden (Sağlık Bakanlığı) alınmış ve kesinti suretiyle vergilendirilmiş ücret gelirleri elde ettikleri için tutarı ne olursa olsun yıllık beyanname verilmeyecek, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dâhil edilmeyecektir.
Ancak Aile Hekimliğinin yanında başkaca bir yerde ücret karşılığı hizmet ifa eden ve birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerin toplamı Gelir Vergisi Kanununda yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı (2011 yılı için bu tutar 23.000 TL’dir.) aşmayan mükelleflerin, tamamı kesinti yoluyla vergilendirilmiş ücretleri yıllık beyanname ile beyan edilmeyecektir.
- AİLE HEKİMLERİNİN MUHTASAR ( STOPAJ ) KARŞISINDAKİ DURUMU :
Aile Hekimleri İşyerlerine ait temizlik , sekreterya, vb. işlerini kendilerine bağlı işçi statüsünde çalışan personellerine yaptırabileceklerdir. Yani kendileri işveren olarak yanlarında personel çalıştırabilirler. Aile Hekimlerinin yukarıdaki hizmetleri kendi personellerine gördürmeleri halinde, işyerine aldıkları her personeli işe başlamadan önce SGK’ya bildirimde bulunmaları zorundadırlar.İlk kez işçi alacaklar için SGK işyeri bildirgesi ve SGK işçi Bildirgelerini 1 (bir) ay içerisinde alabilirler. Daha sonraki işçi girişlerini mutlaka işe başlamadan 1 gün önceden bildirmek zorundadırlar.Birden fazla Aile Hekimi bir arada çalışmaları halinde, Sorumlu Hekim Seçim Kararı alınmalı, SGK işlemleri Sorumlu Hekim adına yapılmalıdır.
Ayrıca işe alınan işçiler ile Belirsiz Süreli Hizmet Sözleşmesi veya Belirli Süreli Hizmet Sözleşmesi yapmaları gerekir. Personellere Ait Bir Özlük Dosyası açılmalıdır.Aile Hekimine bağlı işçi statüsünde çalışan personellere ödenen paralar ücrettir. Bu nedenle Gelir Vergisi Kanununun 94.Maddesi Kapsamında da Vergi Tevkifatı kesilmesi zorunludur.
26.08.2010 tarihli ve 27684 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 275 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile Aile hekimlerine 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde sayılan ödemelerden tevkifat yapma yükümlülüğü getirilmiştir. Ancak, Aile Hekimliği tevkifat işlemlerini düzenleyen 275 Sayılı GVK Genel Tebliğin iptali ve yürürlüğünün durdurulması için yargı yoluna başvurulmuşlar, Danıştay da 275 sayılı GVK Genel Tebliğin yürürlüğünün durdurulmasına karar vermiştir.
Gelir İdaresi Başkanlığı konuya ilişkin olarak 27/06/2011 tarih ve GVK-77/2011-3 sayılı Gelir Vergisi Sirküleri yayımlanmıştır. Söz Konusu Sirkülere göre 28/06/2011 tarihinden itibaren, aile hekimlerince GVK 94. maddeye göre yapılacak ödemelerden Tevkifat yapılmayacağı, Gelir İdaresince yeni bir Genel Tebliğ veya Sirküler yayımlanıncaya kadar, Tebliğ hükümleri askıya alınmıştır. Ancak Gelir İdaresi Başkanlığı, Danıştay’ın vermiş olduğu Yürütmeyi Durdurma Kararına itirazda bulunmuştur. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 08/07/2011 tarih ve YD itiraz No:2011/13 sayılı kararı ile YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARINI KALDIRMIŞTIR. Bu vesile ile 03/08/2011 tarihinde yayımlanan ve 78 sayılı Gelir Vergisi Sirkülerine göre; Aile Hekimleri tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerin vergilendirilmesi hakkında 26/08/2010 tarihli ve 27684 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 275 Seri No’lu Gelir Vergisiİ Genel Tebliğinin Uygulamasına devam edileceği açıklamış bulunmaktadır.
Söz konusu yürütmeyi durdurma kararı nedeniyle 2011 TEMMUZ ayına kadar beyan edilmeyen Aile Hekimleri yanında işçi olarak çalıştırdıkları ve SGK primlerini ödedikleri personellere ait stopaj tutarlarını Temmuz ayına ilişkin 23.08.2011 ayında verilmiş olan muhtasar beyannameye dahil etmiş olmaları gerekmektedir. Aksi durumda düzeltme beyanı verilmesi ve düzeltme beyanında tutarın dail edilmesi gerekmektedir.
Şunu da belirtmek gerekir ki personellerini dışarıdan tedarik eden, (SGK işlemleri tedarikçi firmaca yapılan) Aile Hekimleri açısından herhangi bir Muhtasar düzeltmesi yapılmasına lüzum bulunmamaktadır. Son olarak Gelir Vergisi 94.Maddede Sayılan Serbest Meslek, Kira Ödemeleri, ve diğer 94.Madde kapsamında yapılan ödemeler üzerinden GVK. 94. Maddesindeki oranlarda tevkifat yapmak zorundadırlar.















