Bu yazımız; Uygulamada muvazaalı (anlaşmalı) boşanma olarak adlandırılan ve boşanan eşlerin birlikte yaşadığının tespit edilmesi sonucunda sigortalının aylığının kesilmesi sonucunu doğuran 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56. maddesinin son fıkrası hakkındadır.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun ‘’ Gelir ve aylık bağlanmayacak haller’’ başlığını taşıyan 56. maddesinin son fıkrasında ‘’ Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96’ ncı madde hükümlerine göre geri alınır.’’ düzenlemesine yer verilmiştir.Bu konu ile ilgili bölgemizde, son dönemlerde artan ihbarlar ve Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettişlerince yapılan yoğun denetimler neticesinde çok sayıda sigortalının aylıkları kesilmekte ve ödenen aylıkların iadesi talep edilmektedir.Boşanmayı düzenleyen Medeni Kanun ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda böyle bir kavram yer almamasına rağmen bu durum muvazaalı (anlaşmalı) boşanma olarak adlandırılmaktadır. Adı geçen 5510 sayılı kanunun 56’ncı maddesinde ‘’ölüm aylığına hak kazanma için eşinden boşanan, hak sahibi sıfatını elde etmek için eşinden boşanan, gerçek boşanma iradesi olmaksızın (muvazaalı olarak) eşinden boşanan’’ ve bunun gibi ifadelere yer verilmemekle birlikte ‘’eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen’’ ibaresine yer verilerek yasanın uygulama alanı genişletilmiştir. Dolayısıyla gerek Sosyal Güvenlik Kurumunca ve gerekse yargı organlarınca yapılan uygulamalarda daha önce başka bir yargı organınca verilen boşanma kararının, eşlerin gerçek iradelerine dayanıp dayanmadığının araştırılması söz konusu olmayacaktır.Bir başka ifade ile; yasanın anlatımına ve ulaşmak istediği sonuca göre eşlerin boşanma iradelerinin gerçekliğinin araştırılıp ortaya konulması söz konusu olmamalı, boşanmanın muvazaalı olup olmadığına ilişkin herhangi bir araştırma yapılmamalı, boşanma tarihi itibariyle gerçek boşanma iradesine sahip olsun ya da olmasın her ne sebeple olursa olsun eylemli olarak birlikte yaşadıkları tespit edilen sigortalının aylığının kesilmesi gerekmektedir. Sosyal güvenlik Kurumumun uygulaması da bu yöndedir.Bu yönde yapılan tespiti müteakip eşler hakkında “Nitelikli Dolandırıcılık” suçundan Ceza davası, geçmişe dönük olarak da ödenmiş aylıkların faizi ile birlikte iadesi davası açılmaktadır.Bu davalarda mahkemenin araştırması gereken husus boşanma gerçek olsun ya da olmasın eşlerin eylemli olarak birlikte yaşayıp yaşamadıklarıdır. Mahkeme araştırma yaparken tanık beyanlarına başvurmakta, Sosyal Güvenlik Kurumuna gelen ihbarı değerlendirmekte, Kurum müfettişlerince/kontrol memurlarınca yapılan inceleme ve düzenlenen rapor değerlendirilmekte, eşlerin yerleşim yerlerinin saptanmasına ilişkin olarak; ikametgah senetleri elde edilmekte Nüfus Müdürlüklerinden saptanan nüfus kayıt örnekleri, adres değişiklik ve nakil belgelerine ulaşılmakta, su, elektrik, telefon aboneliklerinde ki adresler incelenmekte, seçmen bilgi kayıtları getirtilmekte, taraflar çalışıyorsa çalıştıkları işyerlerinde ki adres bilgileri istenmekte, kolluk kuvvetleri (Polis ve Jandarma) eliyle araştırma yapılmakta ve bunların dışında her dosya kendine münhasır olduğu için eylemli birlikteliği gösterebilecek tüm hususlar araştırılmaktadır. Eylemli birliktelik (Ortak hayatı sürdürme) durumunda kurumca aylığın kesilerek geri istenilmesinin dışında sigortalı hakkında suç duyurusunda da bulunulmaktadır.Yukarıda bahsedilenler dışında eylemli birlikteliğin tespiti konusunda hakimin takdir hakkı önem taşımaktadır. Hakim takdir hakkını kullanırken boşanmanın sonuçlarını ortada kaldırır nitelikteki birliktelikleri madde kapsamında değerlendirmektedir.. Bunun dışında eşlerin belli gün ve aralıklarla bazı günlerde bir araya gelmelerini, müşterek çocuklar yönünden boşanma kararı ile bağlanan veya bağlanmayan ilişkilere bağlı olarak bir araya gelmelerini eylemli birliktelik olarak değerlendirmemektedir. İstikrar kazanmış uygulama bu yöndedir.Aylığın kesilme tarihi ile kurumun geri alım (istirdat) hakkının kapsamına ilişkin olarak; eylemli birlikteliğin başlama tarihi esas alınarak bu tarih itibariyle aylıklar yersiz ödeme kabul edilerek geri istenmektedir.. Ancak söz konusu madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup eylemli birliktelik daha önce başlamış olsa dahi yürürlük günü öncesine gidilmemektedir. 01.10.2008 tarihinden öncesine ilişkin ödeme iadelerine itiraz edilmelidir.Uygulamanın bu yönde olduğu bilinmeli, vatandaşlarımızın bu sebeple devlet karşısında zor duruma düşmemeleri için usul ve yasaya uygun davranmaları gerekmektedir. Mutlu ve huzurlu günler dilerim.
Genel
Yayınlanma: 28 Şubat 2013 - 18:24
Anlaşmalı boşanma ve Sosyal Güvenlik Kurumu ile karşılaşılan sorunlar
Genel
28 Şubat 2013 - 18:24
Bu yazımız; Uygulamada muvazaalı (anlaşmalı) boşanma olarak adlandırılan ve...
Bu haber 2794 defa okunmuştur.
İlginizi Çekebilir











