Uzun yıllar Sinop'taki günlük gazetelerde Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapan, şuan Sinop'un Durağan ilçesinde 'Bizim Durağan' isimli haftalık yayın yapan yerel gazetenin imtiyaz sahibi Gazeteci Mustafa Eker, köşe yazısında Dursun Demirel'in eski siyasi yaşamını anlattı.İşte o yazı:
DEMİR GİBİ ADAM DEMİREL…HARCA HARCA BİTMEZ…
Geçtiğimiz günlerde Türkeli ilçesine gittim.Orada bir meslektaşımız olan Türkeli’nin Sesi Gazetesi'nin sahibi Yunus Celal Araz kardeşimi ziyaret ettim. Türkeli’ye gitmişken, AKP’nin kurulduğu dönemlerde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ave ekibine inanarak siyasete atılan Dursun Demirel’i aradım. Kendisine o an ulaşamamıştım. Daha sonra bana döndü ve kısa bir hasbihal ettik. Dursun Demirel 2011 yılında girdiği siyasi arena öncesinde bir dönem İl genel Meclis üyeliği yapmış Türkeli Çatak şelalelerinin tanıtımında, yörede kurduğu alabalık tesisi ile öncü rol oynamıştı. 2001 yılı ile birlikte AKP’nin kurucularından olan sonrasında milletvekili adaylığıile gündeme gelen ve benim bu güne kadar gördüğüm en aktif, en dirayetli ve bütün bunların ötesinde dostlarını ve arkadaşlarını hiç satmadan onların yanında yer alabilen AKP’nin başarılı bir siyasetçisiydi. Sinop’ta olduğum dönemlerde çalıştığım gazetede ve köşemde en sert eleştirilere maruz kalan, zaman zaman suçladığımız zaman zaman ise hakkında çeşitli haberlere yer verdiğimiz Demirel tüm olumsuzluklara rağmen basınla irtibatını hiç koparmaz çeşitli zamanlarda hakkında en acımasız yazıları yazan bizlere karşı hoşgörüsünü muhafaza ederdi. Sinop’ta belki de ona karşı en sert yazıları yazan AKP’nin icraatlarını en sert biçimde eleştiren kişi bendim. Demirel’in tek handikapı o dönemlerde sadece basın mensubu olarak bendeniz değil, bir milletvekili ile de oldukça ters düşmesi belki de siyasi yaşamını alt üst edecek bir dengenin kurulmasına giden yol olmuştu. Sinop’un 2 milletvekili arasında başlayan tartışmalar, suçlamalar teşkilatlara yansımaya oradan da belediyelere sıçramış en bariz ve en ağır suçlamaların odağına kimi zaman teşkilatlar kimi zaman belediyeler milletvekili tarafından hedef tahtasına oturtuluyordu. Bu suçlamaların içerisinde en ağır faturayı teşkilatlarını, İl genel meclis üyelerini, belediye başkanlarını dolayısı ile AKP’nin imajını korumak ve kollamak zorunda olan Demirel ödüyordu.Halbuki 2002 seçimlerinde temayül yoklamasında 3. Sırada çıktığında hırsına hiç yenilmeden inandığı yolda mücadele eden Genel Merkezin temayül yoklamasında 2. Sırada çıkan Cemallettin Koca’yı silerek sıralamaya giremeyen Cahit Can’ın 2. Sıraya yerleştirmesine bile itiraz etmeyerek teşkilatçı özelliğini muhafaza etmişti.O inandığı davanın peşinden Türkeli ilçesinden kalkarak yerleştiği Sinop’ta büyük bir sorumluluk almış kendine verilen görevi tüm teşkilatların güveni ve büyük bir desteği ile şaha kaldırmıştı. O dönemlerde AKP sağda tek başına değildi…. ANAP’ı, DYP’si, MHP’si SP’si sağı bölerken o bütün bunların arasından sıyrılarak 2004 yerel seçimlerinde Dikmen, Gerze ve Saraydüzü dışındaki belediye başkanlıklarının kazanılmasında ve İl genel meclisinde yakaladığı büyük başarı ile adeta Sinop’u Türkiye’nin merkezine 1 oyluk fark ile oturtmuştu bile. Sinop merkez Belediye başkanlığı bu süreçte 1 oy ile hem dünyanın hem de ülkenin gündemine 1 oyluk demokrasi tanımı ile tarih yazıyordu. O bütün bunlar olurken bu başarının arkasındaki ismin teşkilatlar olduğunu her konuşmasında vurgulamaya devam ediyordu. Aslında teşkilatları koordine eden kimseyi ötekileştirmeden, kırmadan, uzaklaştırmadan çözüm yolları üreten kırgınlıkları ayrılıkları bitiren isim Demirel’di… O teşkilatları ile yaptığı istişarelerle özellikle Sinop merkezdeki mücadelelerde son dakikalara sarkan ve kirli ayak oyunlarının döndüğü ortamlarda akılcı politikalarla ekibini kurmayı ve ilçelerdeki teşkilatların kendisine olan desteği ile alt ediyor seçimlerde kaybetmesi mümkün gözükmüyor ve kaybetmiyordu. Ondaki bu yükseliş ideal ve hedefler aslında başarıyı da beraberinde getiren en büyük etkendi.2009 yerel seçimlerine sağda tek başına giren AKP yerel seçimlerde sağın tek alternatifi olmasına karşılık dağılan teşkilat yapısı, kırgınlıkların ve küskünlüklerin artması sonrasında Sinop’ta yerle bir olmuştur. Dikmen’i saymazsak açık ara kazandığı tek bir belediye olmadığı gibi 9 ilçenin ancak 3’ünde belediye başkanlığını kazanabilmiştir. Çünkü bu kez karşısında siyasette vefa yok dedirten AKP’nin vefasızlığına uğrayan ve 2004 seçimlerinde başarılı olmuş teşkilatların isimleri hepsi bir başka yerde başka yelkenlere rüzgar açıyordu. Bunlardan biri de bütün çalışmaların karşılığında kendisine belki de en iyi ödül olarak verilecek AKP belediye başkanlığı adaylığını çok gören dostlarına ve genel merkeze karşı çıktığı bağımsız Belediye başkanlığı adaylığı ile AKP’nin olacak olan Türkeli Belediye başkanlığını belki de umursanmayan, kaale alınmayan bağımsız aday Dursun Demirel faktörü ile MHP kazanıyordu.Ben AKP’de bu güne kadar idealleri ile iktidarı bu kadar birleştiren teşkilatlarına güvenerek milletvekilinin karşısında dikilen, dostunun ve arkadaşlarının arkasında durabilen iktidarın il başkanı görmedim. Kısacası dün en ağır eleştirileri yönelttiğim demir gibi adam Demirel, AKP’nin insan öğüten değirmeninin çarkları arasında tüm başarılarına rağmen kurucu başkanları, kurucu ve başarılı teşkilatlarıerittiği gibi onu da eritmişti.AKP siyasetin geleneksel nakaratı olan: “Dün dündür, bu gün bu gündür” sözünü tek farkla söylemeye devam ediyor. Bu sözün sahibi olan Süleyman Demirel 40 yıllık dostlarını ve kendi yol arkadaşlarını unutmadan bu sözü söylerken, AKP yağan yağmurda beraber ıslandıkları beraber yola çıktıkları AKP’yi Ak Parti yapmak için uğraş veren Dursun Demirel gibi nice isimleri şimdi “Deryalarda sal olursun, bir kurumuş dal olursun, sözün biter lal olursun, unutulursun” dizelerinde olduğu gibi unutmuşa, unutturmuşa benziyor..Ne diyelim; AKP için için cevher kaynıyor, iktidardan gidene kadar harca harca bitmez...