Diyanet İşleri Başkanlığı 2012 yılı için yeni bir programla yarıyıl tatilinde isteyen çocukları umreye götüreceğini açıkladı. Bu gayet tabii ve olması gereken bir aktiviteye bazı sendika tamsilcileri halen orta çağ bağnazlığı ile karşı çıktılar.
Şu Müslümanların çocuklarını nereye götüreceğini, neleri okutacaklarını, ne zaman okutacağını hep neden bazıları kendi kıt akıllarına göre şekillendirip yönlendirmeye çalışırlar ki... Müslümanca yaşamayı hazmedemeyen hazımsızlara göre;
Satranç ve okey taşı tutan genç modern, tesbih ve kuran tutan genç saf, hacı ya da gerici sayılır.
Amuda kalkan genç beden ve ruhunu geliştirir derken bu beden eğitimi olur ama namaz için ayağa, kıyama kalkan genç şeriatçi ve mürteci olur.
Disko, Disney veya barbi bebek oyun ve oyuncaklarıyla yetişen şovmen, şımarık, asi gençliği maruz görürler ama büyüğünün elinden tutan ya da gönül rüzgarının camii yoluna attığı bir genci molla, derviş, huucu diyerek alay uşağı yaparlar.
Gençlere Milano, Paris ve Hawai seyahatlerini yakıştıranlar, Umreye ve Kabe'ye gitmeyi yakıştıramazlar.
Gençtir, güzeldir, yakışır diye kirli, dağınık sakalı yakıştırırlar ama Peygamberin sünneti diye yaparsa yakıştıramazlar, hacı derler.
Yırtık pırtık kotlarla baldırların çıplaklığına moda derler ama setri avret nedir bilmez ve tınlamazlar.
Her türlü kurs ve faaliyetlere minik yavruları pervasızca gönderirler ama Kur’an Kursuna geldi mi yaş sınırı koyarlar.
Satanist bir şekil ve şemalle küpeli, tokalı erkeklere katlanırlar ama gümüş, yüzük takan mütevazi bir gence tahammül edemezler.
Her türlü özgürlükten dem vururlar ama laikliğin gereği olan din özgürlüğünü yok sayarak Müslümanların kılık, kıyafet ve yaşam tarzını çizmek isterler.
İlim ve fenden yanayız derler ama ilme giden yolda başörtüsü bahanesiyle eşkiyalık ederler.
Şu yalan Dünyada sonsuz lüks ve konforu gençlere layık görüp yakıştırırken gerçek olan ölümü ve Hak olan Allah’ı gençlere hiç yakıştıramazlar. Evet, kim istemezse istemesin “Allah nurunu tamamlayacağını" beyan ediyor. Hani bir yabancı atasözü varmış; “Kurtlar bayram edecek diye atlar ölmez”









