İslam alemi kutsal bir gecenin eşiğine daha gelmiş olmanın sevincini yaşamaktadır. İçinde bulunduğumuz Mayıs ayının 15. Cuma gününü Cumartesi'ye bağlayan gecesi mübarek Miraç gecesidir. Milletimiz ve bütün İslam alemi için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hakk’tan niyaz ediyorum.Miraç, sevgili peygamberimizin Yüce Mevla’nın emri ile bir gecenin kısa bir anında ( bir rivayete göre kalktığı yatağı soğumadan) yedi kat göklere yükselerek, gökler alemini aşıp, Allah’ü Teala ile vasıtasız ve perdesiz olarak konuşup, Rabbine kavuştuktan sonra tekrar yeryüzüne döndüğü önemli bir hadiseye denir.Miraç iki merhalede meydana gelmiştir.1- İsra; Mekke’den Kudüs’e kadar olan kısmıdır.2- Miraç; Kudüs’ten sonraki kısmıdır.Yücelikler alemine yükselmek için, ilahi bir yolculuk olan İsra ve Miraç hadisesi, Kuran’ı Kerim’de mealen şöyle bildirilmektedir;”Kulu Muhammed’i bir gece Mescidi Haram’dan(alıp) kendisine bir kısım ayetlerimizi göstermek için çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Doğrusu o,işitir ve görür.”(1)İşe böylece Allah’ü Teala Hazretleri, gecenin bir anında Resulü Muhammed’e Miraç mucizesinin birinci safhasını tahakkuk ettirmiş bulunuyor ki, bu safhaya İsra denmektedir.Allah’ın son peygamberi Mescidi Aksa’dan başlayıp semalara yükseldikleri ve Cenabı Hakk’ın katına vasıl oldukları Miraç’ın ikinci safhası için, kutsal yolculuğa devam ediyor. Semanın bütün kapıları onun şerefine açılıyor bütün melekler O’na selam veriyorlar. Sevgili Peygamberimizin mucizelerinden biri olan Miraç’ın bu ikinci safhası Necm süresinin ayetlerinde ve hadis-i şeriflerde açıklanmıştır. Miraç hadisesi, Yüce Peygamberimizin 52 yaşına ayak bastığı, Peygamberliğinin 10. yılını aştığı, vermiş olduğu çetin mücadelelere rağmen müşriklerin son elçiyi yalanladıkları sırada, Medine’ye hicretlerinden 19 ay önce Mekke’de Recep ayının 27. gecesinde Miladi 621 yılında vuku bulmuştur. Her sene Recep ayının girişiyle bu mübarek gece kutlanır. Kalplere bir nur ve aydınlık getirir. İsra ve Miraç, Allah’ın en sevgili peygamberine armağan ettiği en büyük mucizelerinden biridir. Fezanın ilk kaşifi ve fatihi olma şerefi, beşeriyetin önderi ve şefaat sancağının hamili Hz Muhammed(s.a.s)e aittir. Gecenin sesiz bir saatinde müşriklerin Rasulüllah’a yaptıkları türlü eziyetlerden sonra gaflet uykusuna daldıkları bir anda; İşte böyle bir gecede Allah’ü Teala Peygamberinin içinde bulunduğu sıkıntı ve ızdırapları hafifletmek için, rah metini gönderir; İlahi vasıta Burakla gelen Cebrail(a.s)ı alarak uçsuz bucaksız semada uçmağa başlar.Mescid-i Aksaya getirir.Buradan Yüce Allah’ın misafiri ve davetlisi olarak seyahatini tamamlamak üzere göklere yükselir. Nihayet Allah’ın en sevgili Peygamberi, kudreti sonsuz, şanı yüce Allah’ın huzuruna varır. İlahi yolculuğun en son noktasını böylece idrak etmiş olur. İşte Miraç böyle mübarek bir gecedir. Bu geceyi ihya ederken bu gecede vahyedilen üstün gerçeklere kulak verelim. O halde bu mübarek geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli ibadetle, geçirmeliyiz. Namaz kılmalı, kuran okumalı ve Allah’tan af ve mağfiret dilemeliyiz. Çocuklarımıza bu gecenin anlam ve önemini anlatmalıyız. Çevremizdeki yoksullara, kimsesizlere yardım ellerimizi uzatmalıyız. Annemizi, babamızı ve büyüklerimizi ziyaret edip ellerini öpmeli ve hayır dualarını almalıyız. Ebediyete intikal etmiş olanlarımızı rahmetle anmalıyız. Dostlarımızla tebrikleşmeli sevgi ve saygı duygularımızı tazelemeliyiz. Kandilleri birer fırsat bilmeli, bu müstesna zaman dilimlerinde Allah’a daha da yakın olmaya çalışmalıyız. Bilelim ki Allah’a yakınlık. O’nun emirlerini yerine getirmek, yasaklarından kaçınmakla mümkündür.Göz ve gönül aydınlığı olan Miraç Kandiliniz mübarek olsun!1-) İsra süresi .1
Genel
Yayınlanma: 11 Mayıs 2015 - 13:34
İsra ve Miraç
Genel
11 Mayıs 2015 - 13:34
İslam alemi kutsal bir gecenin eşiğine daha gelmiş olmanın sevincini...
Bu haber 3961 defa okunmuştur.
İlginizi Çekebilir








