20 Temmuz 2012 günü Milliyet gazetesi yazarı Abbas GÜÇLÜ, ‘Kaldırım Kültürü ve Kalkınmışlık’ başlıklı yazısında; kişi başına düşen milli gelir, eğitim düzeyi, tarihi zenginlikler, sosyal-kültürel gelişmişlik gibi kriterlerin yanında Kaldırımların da ülkelerin kalkınmışlık göstergesi bakımından çok önemli olduğunu vurgulayarak, bulunduğunuz kentin sokaklarında dolaşırsanız bunun önemini anlarsınız diyordu. Uzun yazısında İstanbul'un çeşitli kaldırım uygulamaları - sorunlarına değinmiş ve şöyle bitirmiş yazısını: sakın çözüm aramaya kalkmayın karayolları, büyükşehir, ilçeler, bürokrasi arasında zıvanadan çıkarsınız.Bu yazıyı okurken Türkeli’nde buluverdim kendimi, haziran ayında kullanmıştım iznimi yeni döndüm sayılır aslında. Bu yıl izinde karşılaştığım manzara çok sevindirmişti beni; ‘Kaldırımlarımızın’ manzarası. Yıllardır bir türlü çözülemeyen bu sorun daha da kötüleşiyordu günden güne, kahveler daha çok sandalye atıyor, meyve sandıkları, eşya tezgâhları, inşaat malzemeleri, cips stantları, dondurma dolapları vs. artarak çoğalıyordu. Oysa bu sene tüm kaldırımlar bomboştu, önceleri bir eksiklik var gibi hissettim, sonra tadını çıkarmak için ıhlamur altı ile köprübaşı arası mekik dokudum. Çoğu zaman iki-üç arkadaş cumhuriyet caddesi, erdembey caddesi, musabey caddesi arasında kaldırımdan hiç inmeden yürüyebildiğimizi görerek bu durumun ne kadar iyi olduğunu konuştuk. Kahvelerin önünden geçerken kaldırımlarda yürüyen bayanların, çocuk arabalarının yola inmediklerini de görmek yine sevindirici bir durumdu. Önceleri zaten dar olan kaldırımda giden hanımlar, adım başı karşılarına çıkan kahvelerin önlerine atılan ve yola kadar sarkan sandalyelerde oturup-yayılıp her türlü !!! muhabbetin yapıldığı kalabalığa yaklaşınca telaşla yola atlayıp uzaklaşmaya çalışmaları gerekiyordu.Şimdi ne kahve önlerinde sandalyeler (ve erkek-geyik muhabbetleri ), ne dükkânların önünde meyve sandıkları, ne de dolap stant vs. Bir de yenilenen yolların daraltılarak kaldırımların büyütülme çalışmaları ve muhtemelen çiçekler ile süslenmek için ayrılan bölümler bitmek üzereydi. Dilerim en kısa zamanda ve en güzel şekilde bitirilerek Türkeli’miz daha da güzelleşir. Elbette bu uygulama beraberinde sorunlar getirecektir, kimi esnafımız, kahvecimiz buna karşı çıkabilir eskiden olduğu gibi davranmak isteyebilir. Ancak biliyorum ki bütün esnafımız bir olarak, birlikte hareket ederek sabır ve anlayışla davranacak ve kaldırımları gerçek sahiplerine ‘yayalara’ bırakacaklardır.‘Kaldırımlar belediyelerin vitrinidir ve ne kadar başarılı olduklarını vitrinlerine bakarak anlayabilirsiniz’ diyerek yazısına nokta koymuş yazar, haydi gelin bizde bu işe başlamışken bir daha geri dönmemek üzere noktayı koyalım. Ben esnafımızın, halkımızın, görevlilerimizin karşılıklı sabır anlayış hoşgörüyle bu işin üstesinden geleceğine inanıyorum. Bu vesile ile güzel Türkeli’min saygıdeğer halkına en içten sevgi ve selamlarımı sunuyor, Başkanımız H. Dilek ÖZCAN’ a ve çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyor başarılarının devamını diliyorum.
Genel
Yayınlanma: 29 Ağustos 2012 - 11:55
Kaldırımlar
Genel
29 Ağustos 2012 - 11:55
20 Temmuz 2012 günü Milliyet gazetesi yazarı Abbas GÜÇLÜ, ‘Kaldırım Kültürü...
Bu haber 3376 defa okunmuştur.
İlginizi Çekebilir











