Büyük bir heyecan ve sevinçle karşıladığımız mübarek Ramazan ayını yine bir hüzünle geride bırakırken, Cenab-ı Hakk'tan daha nice Ramazanlara, nice bayramlara sihhat, afiyet ve gönül huzuru ile tekrar kavuşmamızı nasip etmesini niyaz ediyoruz.Ramazanda ibadetlerimizi biraz daha önemsediğimiz, ibadetlerimize biraz daha sarıldığımız aşikardır. Kazandığımız bir takım iyi ve güzel amaller olmuştur. Bunları bayramdan sonra da devam ettirmemiz gerekmektedir. Şöyle ki sözünü ettiğimiz bu mübarek ayda ibadetlere daha fazla sarıldık, oruç tuttuk, her gün beş vakit namazlarımızla birlikte teravihler kıldık, camiye cemaate devam ettik, dua ve niyazda bulunduk, vaazlar dinledik, Kur'an okuduk ve dinledik. Duaların geri çevirilmediği fazilet sofrası olan iftar vaktinde Yüce Rabbimize niyaz ettik, nefislerimizi terbiye etmeye çalıştık. Orucumuzu bozan veya sevabını gideren her türlü çirkinliklerden kendimizi korumaya çalıştık. Fakirlere, kimsesizlere, yoksullara, dul ve yetimlere yardım ettik. Birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde olduk. Bu itibarla son derece mutluyuz ve sevinçliyiz. Ramazan ayı boyunca kazanılan bu iyi huyların ve güzel amellerin devam ettirilmesi ve terk edilmemesi gerekir.Her müslümanın ramazanda yaşadığı gibi güzel amellere devam edip yaptığı takdirde, ramazan dışında da bütün sen ne içerisinde sonsuz ecir ve sevaba nail olacağı unutulmamalıdır. Ramazan ayının vermiş olduğu manevi tadı, hazzı ve lezzeti, bütün ömrümüz boyunca gelecek yıllarda da duymak-tan biz müminleri hiç bir engel alı koymamalıdır.İnsanların yalnız belli bir zamanda belli bir vakitte Allah'a yönelmesi yeterli değildir, islama göre kulluk devamlılık ister. Yalnız ramazanda camilere gitmekle teravihleri kılmakla iş bitmez. Kazanılan iyi huyların ve güzel amellerin devamlı ve ihlasla yapılması gerekir. Hz.Ayşe'den (r.a) rivayer edildiğine göre, bir kere Rasulullah'a (s.a.s) "Ya Rasulullah!” Hangi ibadet Allah'ü Teala'ya daha sevimlidir.?" diye sorulmuştu, o da "Az da olsa devamlı olanıdır” diye buyurmuşlardır.(1)İnsan ancak yaptığı ibadetlerle hakkın rızasına ulaşır. Toplum Yüce Rabbimize sürekli ibadette bulunan iyi ve güzel ahlaklı fertlerle yükselir. O halde dünyada malımıza, makamımıza, mevkimize, şöhretimize kesinlikle güvenmeyelim. Gerekli tedbirleri alarak, yola çıkan bir yolcu gibi bu fani dünya hayatına devam edelim.Ramazanda kazandığımız manevi değerler ve ameller maalesef genellikle ramazandan sonra terk ediliyor. İbadette boşverme, gevşeme, gaflet, yalan, gıybet, acımasızlık, İslama yakışmayan bir hayat, iftira, dedikodu, tefrika, dargınlıklar, kırgınlıklar yeniden baş gösteriyor. Ramazanda parlayan, ışıldayan gönüller, bu şeytani davranışlarla yeniden kirleniyor.Hastalığından şifa bulan bir hastanın ilacını bırakması, perhize devam etmemesi uygun olur mu? Aklı selim sahibi insan bunu yapar mı.? Tabiki yapmaz. Unutmayalım ki Cenab-ı Allah, “Ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et” buyuruyor.(2)O halde Ramazanda nefsini islah eden, güzel hayat tarzı kazanan mümin de bu durumunu muhafaza ederek, senenin bütün aylarında, ömrü boyunca güzel ameller işlemesi gerekmektedir. Yalnız dünyayı kazanmak bizi huzur ve saadete getirmez. Hem dünyamızı, hem ahiretimizi, islamın emrettiği şekilde kazanmak zorunda olduğumuzu unutmayalım.Necip Fazıl Kısakürek ne güzel söylemiş, "Namaz camiden çıkınca, Hac Mekke'den dönünce, Ramazan oruç bitince başlar"Saygılarımla.1-) Tecrid-i Sarih.C.12 s.1922-) Hicr Süresi (ayet 99)
Genel
Yayınlanma: 21 Temmuz 2015 - 18:11
Kazandıklarımızı devam ettirelim
Genel
21 Temmuz 2015 - 18:11
Büyük bir heyecan ve sevinçle karşıladığımız mübarek Ramazan ayını yine...
Bu haber 7106 defa okunmuştur.
İlginizi Çekebilir










