Selamun Aleyküm çok kıymetli okurlarım. Bu hafta geçirdiğimiz mübarek Kurban Bayramı'na binaen, kurban olayını işlemek istedim. Biliyorsunuz ki Hz. İbrahim (a.s) oğlu İsmail'i adak adamış ve Allah yolunda kurban etmek istemişti. Bu olayda bugünkü yaşamla alakalı çıkarmamız gereken o kadar ders var ki anlatamam. Bir kere teslimiyet vardır en başta ki Hz. İbrahim (a.s) taahhüdünü, verdiği sözü yerine getirmek isterken sadece hiç bir engel tanımamış, ne olursa olsun Allah'a verdiği söz önemliydi. Bu yolda kesilecek olanın oğlu olması birşey değiştirmezdi. Teslimiyet birinci planda ondan başlıyordu. Sadakat, vefa, aht ve yaradana karşı mesuliyet, verilen niğmetlere hamd bütün bunlardı. Hz. İbrahim (a.s) Allah katında değerli kılan, sonrasında eşi Asiye'ydi Allah'a şuurlu teslimiyeti gerçekten yaşayan. O gün İsmail'e en güzel elbiseleri giydirilmişti kırlara gezmeye gidiyoruz diye. Asiye validemize ilham olunmuştu ama, Allah için eşine olan sadakatı ona birşey sordurtmadı. Akabinde Hz. İbrahim (a.s) gelmesi gereken yere varmış, ama hakikatı oğlu İsmail'e anlatmak, rızasını almak zorundaydı. "Oğlum" dedi, "İsmail'im, ciğer parem, gözümün nuru. Ben Rabbime adak adadım bu adağım sendin. Seni Allah yoluna kurban vereceğim ne dersin, rızan var mı." Burada da İsmail (a.s) hem Allah'a hem atası İbrahim'e teslimiyeti çıkacaktı ortaya; "Babacığım, sen adağını yerine getir, vallahi ben itiraz edenlerden olmayacağım." diyecekti, akabinde "Belki korkarım, belki şeytan musallat olur, elini tutarım gözlerimi bağla baba" diyordu. Teslimiyet Allah'a, babaya teslimiyet tevvekkül, iman ve samimiyet buydu işte.Sözde değil, özde olan Allah sevgisi islamı yaşamak. Alimin dediği gibi, islamiyeti yaşamayan müslüman, müslüman değil. Yaşama hükmetmeyen islamiyet, islam değildir. İşte bugün kaybetmemizin, yaşamın bize zehir olmasının en büyük nedenleri. Teslimiyet yok, sadakat yok, vefa yok. Bu da bizi biz olmaktan çıkarıp başkaları yapıyor, özden çıkıyor, islamiyeti de insanlığı da sözde yaşamaya çalışıyoruz.Kurbanı Allah için kestiğimizi söylüyor, yılda bir kez olsun evine et girmeyenleri arayıp, bulup, onlara yedirme yerine, paylaşmak yerine, derin donduruculara tıka basa doldurup, yetmeyip, her gün kavurma, pirzola yapıp yemiyor muyuz. Yüce Rabbim, Kurban Bayramı gelse de, kurban kesenler et dağıtsa da bizde yesek diye yılda bir kez bile et yemeyenler, yiyemeyenler kimin umrunda. Hz. İbrahim (a.s) Allah'a oğlunu kurban ederken, biz bir koyunu, koçu, danayı Allah yolunda layıkıyla kurban edip, kalu beladan Allah'a verdiğimiz sözü, sözleri yerine getirmezsek, mahşerde ne yüzle Allah'tan cenneti talep edeceğiz. Anne babamızı, abi, abla, amca, hala, eş, dost, akrabaya Sıla-i Rahim yerine, acizane bir telefon veya mesajla geçiştirirsek, ne ifade eder bize Kurban Bayramı.Yapmayın, yapmayalım. Öze dönüp, Allah'a şuurlu bir teslimiyet, anne, babaya sadakat, ahte vefa bizi biz yapan olmazsa olmazlarımıza değer yargılarımıza dönmeli, müslümanın olan Kurban Bayramı'nı, Allah'ın bize emrettiği şekilde yaşamalıyız ki bayram olduğunu anlayalım. Dünyevi bütün heva ve heveslerini ayaklar altına alıp hüküm yanlız Allah'ındır bilip, Allah için yaşayalım. Allah'a emanet olun.
Genel
Yayınlanma: 03 Ekim 2015 - 15:52
Kurban
Genel
03 Ekim 2015 - 15:52
Selamun Aleyküm çok kıymetli okurlarım. Bu hafta geçirdiğimiz mübarek Kurban...
Bu haber 3092 defa okunmuştur.
İlginizi Çekebilir









