İnsanın yemesi,içmesi ve tuvalet ihtiyacı nasıl bir zaruret ise ibadeti de bir zarurettir, ihmal edilmemelidir.Her nerede olursak olalım acıktığımızda yiyecek arayıp, sıkıştığımızda da tuvalet arıyorsak ve bunları insan doğasının gereği olarak yapıyorsak insanın ibadeti de bir zaruret,doğallık ve devamlılık arzeden bir durum olduğundan her halükarda zamanı ve zemini geldiğinde yapılmalıdır.İnsanların gelip geçtiği ya da konakladığı yerlerin bir kısmında tuvalet ve mutfak kadar lazım olan bir namazgah veya mescit lüzumsuz görülmüş,yapılmamış,yer ayrılmamış ve insanların tabii ihtiyacı görmezlikten gelinmiş.Var olduğunu sandığımız bir kısım yerlerin mescitleri ise adeta ibadet edecek olana hakaret edercesine,ne haliniz varsa görün dercesine,uyduruk ,bakımsız ve ilgisiz , gözden ırak arka yerler layık görülmüş.Mesela herhangi bir akaryakıt istasyonunda mola verecek olsanız ve mescit sorsanız en kuytu yerde,arka taraflarda ok işaretiyle zoraki bulabileceğiniz,bulduğunuzda ise ya bir depo ya da malzemeler arasında sıkıştırılmış bir formalite, mescit dahi denmeyecek , kirli bir seccadeden ibaret bir hücre bulursunuz.Bir başka tesise uğradığınızda yine sorarak ancak bulabileceğiniz adeta saklarcasına ya arka taraflarda bir yerlerde ya da tuvaletin kokuları arasına mahkum edilmiş maneviyat ve ruhaniyetten mahrum uyduruk bir namazgah…Oysa müşteriye güya ilgi ve saygı olsun diye girişte hoş geldiniz diyerek ve müşterinin oyalanması için çeşit çeşit gazeteleri ,çerezleri , çocukların oynaması için de oyuncak standı ayarlayıp uyarlayanlar, tuvaletleri kokmasın diye personelini ikaz edenler niçin namazgahları ihmal ederler? Müşteriye saygı algımız bumu dur?İşte burada vardır! Hele bir mola verip nefes alalım,çayımızı içip namazımızı da eda ederiz dediğinizde size yine bir mescit gösteriliyor,kendiniz göremez ve bulamazsınız zaten.Ama ne mescit! Başınıza örümcekler,secdede alnınıza ölmüş sinekler ve böcekler ,çoraplarınıza ise aylarca süpürülmemiş pislik ve toz kümesi bulaşıyor.Tesisin ön tarafından çatır çatır müşterinin parasını alanlar arka tarafta adeta ona hakaret ediyor.İster resmi ister özel müesseseler olsun çoğunlukla manzara buna benzemektedir.Bazı resmi kurumlarda zaten namaz kılacak yer bulamazsınız. Çünkü namaza ayrılacak vakit devletten çalınmıştır anlayışını öne sürerler.Ama dakikalarca balkon ve kapı önlerinde verilen sigara molaları, istediğin kadar kabızlık numarası yapabileceğin tuvalet molaları devletten çalma değildir. Devletin resmi aracıyla saatlerce nerelerde kimlerin turladığı devletten çalma değildir.Kendilerine yevmiye yazılsın diye uyduruk,içi boş görevlendirilmeler çalma değildir. Ama namaz vakti devletten çalmadır.Adeta oyun gereği uzatma değildir.Bazı kurumlarda bulduğunuz namazgahlar ki mescit dahi denemez ya bodrum katında ya kalorifer dairesinde ya da morg yanında ışık dahi almayan ,hücreyi andıran adeta gizlenmiş sığınak misali yerler bulursunuz.Unutmayalım ki zaruri ihtiyaçlarımız gibi ibadetlerimizi ve ibadet yerlerimizi de zaruri görmez ve bilmezsek kulluğumuz kusurludur.Üstelik nasıl bazı şeylerde hijyen ve temizlik aranıyor,merdiven altı diye tabir edilen imalathaneler çirkin görülüyorsa ibadet için de temizlik ve temiz yerler şarttır.Kesinlikle ibadet ve ibadet yerlerimiz merdiven altlarından kurtarılmalıdır.Ve ibadetli yaşam hayatın doğal ve tabii akışıdır. Ta ölünceye kadar.
Genel
Yayınlanma: 16 Temmuz 2012 - 21:49
Morg ve Mescid
Genel
16 Temmuz 2012 - 21:49
İnsanın yemesi,içmesi ve tuvalet ihtiyacı nasıl bir zaruret ise ibadeti de bir zarurettir,...
Bu haber 5521 defa okunmuştur.
İlginizi Çekebilir











