İslam’ın beş esasından biri olan Oruç, İnsana nefsinin arzu ve isteklerini yenme, şehevi gücünü terbiye etme, ahlaki güzellikleri yaşatma şuurunu veren kutsi bir ibadettir.
Yüce Allah Bakara Süresinin 183.cü ayetinde mealen şöyle buyurmaktadır. ‘Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi kötülüklerden sakınasınız diye size de farz kılındı’. Orucun Müslümanlara farz olduğunu bildiren bu ayeti kerime aynı zamanda oruç ibadetinin Müslümanları her türlü kötülüklerden koruması gerektiğine de açıkça işaret etmektedir.Bu sebeple oruç tutan bir mümin: Cimrilik, Fesatlık, Dedi-kodu, Gıybet, Kin, İftira gibi kötü duygu ve düşüncelerden uzak durmalıdır.Oruç tutan bir mümin: Kibirden, Gururdan, Gösterişten ve yalnız kendi menfaatini düşünme hastalığından korunmalıdır.Oruç tutan bir mümin: Hileden, Sahtekârlıktan, Adam kandırmaktan, Kasa ve kesesini düşünmekten, Nefis ve Şeytanın tehlikelerinden kaçınmalıdır.Oruç tuttuğu halde yalandan yalan şahitliğinden haram ve hileden, ağızları çirkin sözlerden uzaklaşmayan, orucu sadece yeme ve içmeyi terk etmekten ibaret zanneden kimseler, bu şekilde tutulan oruçların Allah katında bir değeri olmayacağını da bilmelidir.Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v.) bu konu hakkında şöyle buyurmaktadır: ‘Kim yalan söylemeyi, yalanla iş yapmayı, kötü söz ve kötü işleri bırakmazsa Yüce Allah’ın onun yemesini- içmesini bırakmasına hiç ihtiyacı yoktur. Nice oruçlu vardır ki: Açlıktan başka orucun ona hiçbir faydası yoktur’.Bu sebeple orucumuzu bütün samimiyetimizle ve yalnız Allah rızası için tutalım. Oruçlarımızı zedeleyecek. Sevabını yok edecek tutum ve davranışlardan uzak duralım. Bizimle dalaşmak isteyene: Ben oruçluyum, ben oruçluyum diyerek sabırla karşılık verelim. Boşuna aç ve susuz kalmayalım. Niçin ibadet yaptığımızı niçin oruç tutuğumuzu bilelim.Şu bir gerçek ki gösterişi olmayan ve nefsi terbiye eden en büyük ibadet oruç ibadetidir.Orucun farz kılınmasının sebebi nefsi en iyi terbiye etmesindendir.Allah’ü Taala Adem Peygamberi yarattıktan sonra aklı ve nefsi de yaratır. Nefse sorar ben kimim? diye. Nefis sen sensin ben benim diye Allah’ı tanımaz. Çünkü nefis çok azgın yaratılmıştır. Allah bunun üzerine Nefsi Yüzyıl ateşte yakar. Sonra tekrar sorar ben kimim? Nefis önceki cevabı tekrarlar. Yine Allah’ı tanımaz. Rabbim bunun ürerine nefsi bir müddet aç bırakır. Sonra Tekrar sorar: Ben Kimim? Bu sefer nefis Allahı tanımak zorunda kalır: Sen Âlemlerin Rabbi olan Allahsın ben ise aciz bir kulunum diye cevap verir. Neden? Çünkü açlıkduygusu ateşte yanmaktan bile ağır gelir. Bunun üzerine Allah’ü Taala Oruç ibadetini Müslümanlara farz kılar. Nefse o tarihi olayı hatırlatmak için.Sevgili Peygamberimiz: Bir Hadisi Şeriflerinde ‘Ey gençler evlenmeye gücü yetenler evlensin. Gücü yetmeyenler oruç tutsun. Çünkü oruç şehveti kırar’ buyurmuşlardır.O halde değerli kardeşlerim! Oruçlarımızı samimiyetle tutalım. Gönlümüzü ve soframızı oruç tutanlara açalım. Elimizdekini paylaşalım. Sevgili Peygamberimiz ‘Bir kimse inanarak ve Allah’tan alacağı mükâfatı umarak Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır’ buyurmuşlardır.Yüce Allah tutmuş olduğumuz oruçlarımızı, kılmış olduğumuz teravih ve diğer namazlarımızı, okumuş olduğumuz Kuranlarımızı ve diğer ibadetlerimizi hatası ve noksanı ile kabul eylesin. ÂMİN
Yüce Allah Bakara Süresinin 183.cü ayetinde mealen şöyle buyurmaktadır. ‘Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi kötülüklerden sakınasınız diye size de farz kılındı’. Orucun Müslümanlara farz olduğunu bildiren bu ayeti kerime aynı zamanda oruç ibadetinin Müslümanları her türlü kötülüklerden koruması gerektiğine de açıkça işaret etmektedir.Bu sebeple oruç tutan bir mümin: Cimrilik, Fesatlık, Dedi-kodu, Gıybet, Kin, İftira gibi kötü duygu ve düşüncelerden uzak durmalıdır.Oruç tutan bir mümin: Kibirden, Gururdan, Gösterişten ve yalnız kendi menfaatini düşünme hastalığından korunmalıdır.Oruç tutan bir mümin: Hileden, Sahtekârlıktan, Adam kandırmaktan, Kasa ve kesesini düşünmekten, Nefis ve Şeytanın tehlikelerinden kaçınmalıdır.Oruç tuttuğu halde yalandan yalan şahitliğinden haram ve hileden, ağızları çirkin sözlerden uzaklaşmayan, orucu sadece yeme ve içmeyi terk etmekten ibaret zanneden kimseler, bu şekilde tutulan oruçların Allah katında bir değeri olmayacağını da bilmelidir.Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v.) bu konu hakkında şöyle buyurmaktadır: ‘Kim yalan söylemeyi, yalanla iş yapmayı, kötü söz ve kötü işleri bırakmazsa Yüce Allah’ın onun yemesini- içmesini bırakmasına hiç ihtiyacı yoktur. Nice oruçlu vardır ki: Açlıktan başka orucun ona hiçbir faydası yoktur’.Bu sebeple orucumuzu bütün samimiyetimizle ve yalnız Allah rızası için tutalım. Oruçlarımızı zedeleyecek. Sevabını yok edecek tutum ve davranışlardan uzak duralım. Bizimle dalaşmak isteyene: Ben oruçluyum, ben oruçluyum diyerek sabırla karşılık verelim. Boşuna aç ve susuz kalmayalım. Niçin ibadet yaptığımızı niçin oruç tutuğumuzu bilelim.Şu bir gerçek ki gösterişi olmayan ve nefsi terbiye eden en büyük ibadet oruç ibadetidir.Orucun farz kılınmasının sebebi nefsi en iyi terbiye etmesindendir.Allah’ü Taala Adem Peygamberi yarattıktan sonra aklı ve nefsi de yaratır. Nefse sorar ben kimim? diye. Nefis sen sensin ben benim diye Allah’ı tanımaz. Çünkü nefis çok azgın yaratılmıştır. Allah bunun üzerine Nefsi Yüzyıl ateşte yakar. Sonra tekrar sorar ben kimim? Nefis önceki cevabı tekrarlar. Yine Allah’ı tanımaz. Rabbim bunun ürerine nefsi bir müddet aç bırakır. Sonra Tekrar sorar: Ben Kimim? Bu sefer nefis Allahı tanımak zorunda kalır: Sen Âlemlerin Rabbi olan Allahsın ben ise aciz bir kulunum diye cevap verir. Neden? Çünkü açlıkduygusu ateşte yanmaktan bile ağır gelir. Bunun üzerine Allah’ü Taala Oruç ibadetini Müslümanlara farz kılar. Nefse o tarihi olayı hatırlatmak için.Sevgili Peygamberimiz: Bir Hadisi Şeriflerinde ‘Ey gençler evlenmeye gücü yetenler evlensin. Gücü yetmeyenler oruç tutsun. Çünkü oruç şehveti kırar’ buyurmuşlardır.O halde değerli kardeşlerim! Oruçlarımızı samimiyetle tutalım. Gönlümüzü ve soframızı oruç tutanlara açalım. Elimizdekini paylaşalım. Sevgili Peygamberimiz ‘Bir kimse inanarak ve Allah’tan alacağı mükâfatı umarak Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır’ buyurmuşlardır.Yüce Allah tutmuş olduğumuz oruçlarımızı, kılmış olduğumuz teravih ve diğer namazlarımızı, okumuş olduğumuz Kuranlarımızı ve diğer ibadetlerimizi hatası ve noksanı ile kabul eylesin. ÂMİN













