İbadet Yüce Mevlaya karşı bir kulluk görevidir.Bu görev yapılmadan insan yaradılış gayesini anlayamaz, bu görev yapılmadan Allah a karşı gerçek saygı ve sevgiden söz edilemez.Bu görev yapılmadan Allah’a yakınlığın zevkine varılamaz,gönül huzuruna kavuşulamaz,hayatın yıkıntıları tamir edilemez.İnsan hayatın çeşitli sıkıntılarını başka türlü üzerinden atıp hayatın zindeliğini kazanamaz.İbadet hayatın bir parçasıdır.İnsan onu yaşamadan hayatını tamamlayamaz ve hayatına istikamet veremez.Hem dünyasını hem ahretini düşünen insan ibadete asla ve asla kayıtsız kalamaz.Furkan Süresinin son ayetinde Allahü Teala şöyle buyuruyor.”Ya Muhammed! De ki,ibadetleriniz olmasa Rabbim size ne diye değer versin.Ey inkarcılar! Yalanladığınız için azap yakanızı bırakmayacaktır.”İbadet dediğimiz kutsi görevlerimizden biri de oruçtur.Oruç dinimizin en büyük rükünlerinden biridir.Her ibadette olduğu gibi oruç ibedetinde de maddi manevi bir çok hikmetler vardır.Oruç nefsinize karşı vereceğimiz en önemli mücadele örneğidir.Herşeyin bir zekatı vardır.Bedenimizin sağliğimizin zekatı oruç tutkaktır.Hayatın lezzetini oruç tutmakla anlar, irade gücümüzü oruçla ölçeriz.Fenalığa olan hırslarımız oruçla sakinleşir, bazı nefsani taşkınlıklarımız oruçla düzelir.Oruç, kendinizi başkalarından üstün görme hastalığını tedavi eder.Yokluk,açlık ve kıtlık çeken,yeme –içme imkanlarından mahrum kalan insanların çektiği izdırapların oruçla farkına varırız.Suyun,ekmeğin ne büyük nimet olduğunu oruçla anlarız.İftar saatinde; orada inançtan başka,Allah emrine uymanın gayreti dışında hiçbir engel yokken suya,ekmeğe saatlerce aç ve susuz bekleyen bir insanın elini uzatmayışı ne büyük bir irade gücü ,ne engin bir Allah sevgisi ve saygısıdır.Bu sayede Mü-min ahirette çekilecek açlık ve susuzlukların önüne geçecek,en büyük sabır mükafatına erecektir.Oruç sahibine şefaatçi de olacaktır.Nitekim bir hadis-i şerif te:”Sahibini ateşten koruyan bir kalkandır”(1)buyurularak,orucun dünya ve ahretin bir çok sıkıntılarını gidereceği belirtilmiştir.Ayrıca insan oruç sayesindeAllah emrine uymanın huzurunu ruhunun derinliklerinde duyacak,ihlası,samimiyeti artacak,Yüce Mevlanın himayesine sığınarak,nefsi ile mücadeleyi başaracak ve en büyük mükafata nail olacaktır.Nitekim bir kutsi hadiste.”Oruç sırf benin rızan için yapılan bir ibadettir.Onun mükafatını ancak ben veririm.” buyurulmuştur.Oruç insana; midesine hakim olmasını,sabır ve irade gücünü kullanmasını öğretir.Oruçtan nasibini olamayanlar ise,bu faziletlerin hepsinden mahrum kalırlar.Hele bolluk içerisinde yaşayıp bütün hürriyetlerini şehvetlerine kaptıranlar,helal-haram seçmeyen gözü aç,gönlü katı hale gelerek insaf ve merhametten yoksun duruma düşebilirler.İnsan sadece midesine oruç tutturmakla da kalmamalı,diğer azalarda oruçtan nasibini almalıdır.Bir Hadis-i Şerifte.”Birinizin oruçlu günü oldu mu,çirkin sözü sakın ağzına almasın,kaba-saba konuşmasın,şayet biri kendisine sataşırsa” ben oruçluyun desin”(2)buyurulmuştur.Yazımızı bir hadis-i şerifle bitirelim;”Oruçlu bir kimse.”yalan söylemeyi,yalanla iş yapmayı bırakmazsaOnun yemeyi,içmeyi bırakmasına Allahüteala değer vermez.”Allahü Teala tuttuğumuz oruçları,kıldığımız namazları noksanlarıyla kabul eylesin,cümle Muhammet ümmetine Ramazan bayramına ermeyi nasip eylesin.(1)Fethül Kebir 2/206(2)Tegib 2/147
Gündem
Yayınlanma: 28 Haziran 2014 - 16:28

Orucun Hikmet ve Faziletleri
Gündem
28 Haziran 2014 - 16:28
İbadet Yüce Mevlaya karşı bir kulluk görevidir.Bu görev yapılmadan insan yaradılış gayesini...
Bu haber 1895 defa okunmuştur.
İlginizi Çekebilir













