Her işin bir hazırlık safhası vardır, işçi işine. Memur görevine, amir masasına, öğretmen dersine, imam camisine, öğrenci okuluna, esnaf dükkanına hep hazırlanmak zorundadır. Hazırlıksız yapılan işler genellikle başarıyla sonuçlanmaz.Her türlü dünya işlerimizin böyle bir hazırlık dönemi olduğu gibi ibadetlerimizin de, ebedi hayatımızın da böyle bir hazırlık safhası vardır. Ancak bu hazırlık, Ramazanlarda sofranın bereketlenmesinden ibaret değildir. Bu tür hazırlık elbette iyidir. Herkesin kendi kazancına göre. Ramazan sofralarının farklı olması gayet tabiidir. Ancak yeterli değildir. Gerçek hazırlık iç dünyamızı zenginleştiren imani, ahlaki, ruhi ve içtimai hasletlerimizi artırıcı hazırlıklardır. Ramazan Kur’an ve Oruç ayı olması dolayısıyla daha çok kutsiyetlerle dolu bir aydır. Ve milletimiz şükürler olsun ki asırlardır bu kutsiyetin, bu iç ferahlığı getiren ferahlığın farkındadır. Onun için, onu hazırlıksız değil, hep hazırlıklı karşılar. Nimet bolluğundan mana zenginliğine kadar onu sindire sindire yaşamak için hep hazırlanır. Çok şerefli ve kutlu bir misafir gibi onu bağrına basar, bayram gibi düğün gibi karşılar. Çünki mümin inancına göre Ramazan yalnız bir zaman şeridi değil, Kur’an’ın aydınlık çağının başladığı zaman parçasıdır. Onun için her mümin bu oruç ayı Ramazan’ı kendisine Kur’an’ın geldiği kutsal bir zaman olarak bilmelidir. Rabbimizin mesajının bize ulaştığı ay olarak kabul etmelidir.Ramazan girerken fert olarak, aile olarak ve cemiyet olarak yapacağımız hazırlıklar vardır. Ferdi planda iyi bir insan, şuurlu bir kul olarak Cenab-ı Hakk’ın bu mukaddes Ramazan ayında açmış olduğu sınırsız rahmetinden istifade etmeliyiz. Geçmişin hesabını yapmalıyız ve geleceğe uzanmalıyız. Çok çok tevbe ederek günahlardan arınmalıyız. Vatan ve milletimizin selameti için dua etmeliyiz. Müslüman kardeşlerimizin kusurlarını bağışlamalıyız. Düşmanlığı körükleyecek, dostluğu ve kardeşliği bulandıracak her türlü davranışı bırakmalıyız. Fakirleri dul ve yetimleri, güçsüzleri, yaşlıları görüp gözetmeliyiz. Bunlar aynı zamanda içinde yaşadığımız cemiyete karşı ahlaki ve insani görevlerimizdir. Son yıllarda birbirimizle olan münasebetlerimiz, hep maddi ölçülere dayandırılmak isteniyor. Bu anlayışa itibar etmeyelim. Tarihin ve insanlığın tanıdığı en sağlam aile ve camiyet yapısını sakın taş taş yıkmayalım. Milli ve dini örf ve adetlerimize sahip çıkalım. Bu değer hükümlerini çocuklarımıza da aşılayalım.Bu duygu ve düşüncelerle Ramazana kavuşmayı Cenabi Haktan niyaz ederim. Ramazanınız mübarek, orucunuz makbul olsun.









