Türk Ocağı Sinop Şubesi Cumartesi günü düzenlenen görkemli bir açılış töreniyle 83 yıl aradan sonra tekrar Sinoplularla buluştu. Alaaddin Camisi karısındaki tarihi hamamda açılışı gerçekleştirilen Sinop Türk Ocağı, milli kültürün yaşatılması ve geliştirilmesi, manevi değerlerin güçlendirilmesi, milli birlik ve beraberliğin kuvvetlendirilmesi yönünde faaliyetler yürütecek.Açılış törenine AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş, Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, Sinop Üniversitesi Rektör Yardımcısı Murat Sezgin, AK Parti Sinop İl Başkanı Ali Çöpcü, MHP Sinop İl Başkanı Ceyhan Demir, İl Müftüsü Mustafa Erkan, Sinop Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Recep Bircan, bazı STK'ların temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.
Milletsiz milliyetçilik olmaz!Programın açılış konuşmasını yapan Sinop Türk Ocağı Başkanı Metin Oktay Fındık, tüm katılımcılara teşrifleri için teşekkür etti. Türk Ocaklarının 83 yıl aradan sonra aynı heyecanla Sinoplularla buluştuğunu kaydeden Metin Oktay Fındık; "1923 ve 1931 yılları arasında Sinop'ta faaliyet gösteren Türk Ocakları yıllar sonra tekrar Sinoplularla buluştu. Dr. Rıza Nur Kütüphanesinin o günkü Müdürü Hüseyin Hilmi Ulu liderliğinde, Rıza Nur, Kemal Dizdaroğlu gibi isimlerin önderliğinde Sinop'ta açılan Türk Ocakları aynı heyecan ve şevkle Türk kültürünü yayma ve yaşatma faaliyetlerini tekrar devam ettirecektir. Gelin tanış olalım. Sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz. Milletsiz milliyetçilik olmuyor. Biz milletimizle varız ve milletimizle var olmaya devam edeceğiz. Herkese aynı mesafede, herkese aynı yakınlıkta olacağız. İnşallah bu gönüllü kuruluşlar sizlerin desteğiyle ayakta olduğu sürece, kültürümüzü gelecek nesillere daha iyi aktaracağımızı düşünüyorum" dedi. Türk Ocakları bir ilim mektebiTürk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz'de konuşmasına Türk Ocaklarının tarihçesi hakkında bilgi vererek başladı. Mehmet Öz, "Türk Ocakları 1912 yılında Osmanlı Devletinin dağılmakta, yıkılmakta olduğu bir dönemde Türk milletini adeta yeniden diriltmek için kurulmuş bir kültür, eğitim ve ilim mektebidir. Türk Ocakları milli mücadelede büyük hizmetler ifa etmiş, Cumhuriyetin kuruluşuna harcını kurmuştur. Bu millet bin yıldır İslam alemine, Türk dünyasına ve insanlığa önderlik eden bir millettir. Onun ayağa kalkması bir medeniyetin yeniden dirilmesi anlamına geliyordu. Türk Ocağı bu görevi yaptı.Bu gün tabi şartlar farklı gibi görülebilir. Çünkü ortada pek çok sivil toplum kuruluşları, partiler, teşkilatlar var. Ama Türk Ocağı yine aynı felsefeyle, Türk milletinin bütününe, İslam alemine kucağını açan, hizmeti şiar edinen bir fikir, tefekkür, ilim ve sanat mektebi olarak çalışmalarını sürdürüyor. Bu gün 80 kadar şubesiyle bütün yurt sathında çalışmalarını devam ettiriyor. Büyük bir badireden geçiyoruzDünya, ülkemiz, çevremiz büyük bir badireden geçiyor. Çok ciddi bir tarihi dönemeçteyiz. Tabi burada herkese büyük görevler düşüyor. Bizim gibi milletine hizmeti şiar edinmiş, fisebilillah çalışmayı şiar edinmiş sivil toplum örgütlerinin önemi çok büyük. Bizim en çok önem verdiğimiz konu budur. Türkiyeyi yönetecek, Türk milletinin kaderine yön verecek gençler elbette üniversitede okuyor ama, aynı zamanda irfanını, imanını, milli kültürünü çok daha derinden hissedeceği ocaklara ihtiyacı var. İşte Tür Ocağı budur" diye konuştu. Ortak paydada buluşalım!AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş ise konuşmasında Tür Ocaklarının Sinop'ta tekrar kurulmasının büyük önem arz ettiğini söyledi. Nazım Maviş; "Bu gün burada 100 yıllık bir maziye sahip bir ocağın, bir STK'nın Sinop şubesinin açılışını yapıyoruz. Hayırlı uğurlu olmasını öncelikle diliyorum. 25 Mart 1912'de yolculuğuna başlayan Türk Ocağı, bu güne kadar Türk siyasi tarihinin geçirdiği her badireden nasibini alarak bu günlere gelmiş bir sivil toplum kuruluşu.Türk Ocağı'nın kurulduğu 1912, yani 2. Meşrutiyet sonrası Osmanlının son dönemleri, Türk fikir hayatı ve düşünce tarihinin çok bereketli olduğu ve Türk düşünce tarihinin çok sancılarla dolu olduğu bir dönem. Bu dönemde özellikle Türk Ocağının kuruluşunda büyük payı olan Yusuf Akçura'yı unutmamak gerekiyor.Bu gün burada Yusuf Akçura'nın, Ahmet Ağaoğlu'nun, Mehmet Emin Yurdakul'un temellerini attığı ve 100. yılını aşan Türk Ocağının açılışını yapıyoruz. Ancak Türk Ocağı'nın tarihi de biraz önce söylediğim gibi Türk siyasi tarihinin tarihi gibidir. 1927 yılından sonra CHP'nin o günkü tek parti zihniyetinin temellüküyle, sivil özelliğini bir miktar kaybetmiş olmasına rağmen, özellikle 1931 -1949 arası inkıtaya uğramasına rağmen, ondan sonraki yıllarda sivil, bağımsız ve Türk milletine faydalı bir çalışma içerisinde olma özelliğini hiç bir zaman yitirmemiş ocaklarımızdan bir tanesi.Darbelerden de nasibini aldıAynı şekilde Türk siyasi tarihinin 1960 ve 1980'de yaşadığı krizi Türk Ocağı'da darbelerin olumsuz sonuçlarını yaşamış, ancak varlığını bu zamana kadar sürdürebilmiş. Türk Ocağı'nın Sinop'ta tekrar açılıyor olması ilimiz için büyük önem taşımaktadır. Birbirimizi ötekileştirmeden, hangi inanca, hangi düşünceye sahip olursak olalım, ortak paydalarımızı ön plana çıkartarak iyi hizmetler yapabileceğimizi düşünüyorum. Bu vesile ile Türk Ocağımızın Sinop'a hayırlı olmasını diliyorum"Yapılan konuşmalar ve İl Müftüsü Mustafa Erkan'ın okuduğu dua ardından Türk Ocakları Sinop Şubesinin açılış kurdelesi kesildi. Şube Başkanı Metin Oktay Fındık davetlileri tarihi mekanda gezdirerek gerçekleştirmeyi düşündükleri ocak faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Program ikram ve Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz'ün 'Türkiyenin Geleceği ve Türk Milliyetçiliği' konulu konferansıyla son buldu.Sinop Vitrin Haber



















