İnsanlık bazen kaybettiği şeylerin farkına varamıyor. Ancak birilerinin ikazı ve uyarmasıyla gerçeği görebiliyor. Elindeki fırsat,imkan ve nimetleri kaybedince anlıyor. Gerek zamanını gerek, sağlığını ve gerekse servet ve ömrünü ne çabuk, hor bir biçimde harcadığını bilemiyor. Mutluluğu ve ahlaki erdemliliği de kaybedince artık hayat çekilmez oluyor ve yaşamaktan haz alınmaz hale geliyor.Öyleyse hayatı yaşanabilir ve mutlu kılmak için eldeki fırsatları iyi değerlendirmeli, sevdiklerimizin değer ve kıymetini onlara ölmeden önce vermeliyiz. Ölüp elimizden uçtuktan sonra methiyeler düzmenin kıymeti yoktur. Zaman ise boş geçirilesi değil içi iyi ve güzelliklerle doldurulması gereken bir nimettir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (as): ”iki nimet vardır ki insanlar aldanmıştır; sıhhat ve zaman” buyurarak insanlığı uyarmıştır.Günlük yaşantımızdaki sıkıntı dert ve hastalıklar kişiyi pes ettirmek yerine hayatla didişmeyi öğretmeli ve mücadele azmini artırmalıdır. "Sanma ki sadece dert sende var sendeki derdi nimet sayan da var” kabilinden beterin beterinden Yarata’na sığınılmalıdır. Bilhassa manevi değerlere yani itikat, ibadet ve ahlak gibi insan ruhunu zinde ve diri tutan gücümüzü hep taze ve yukarılarda tutarak yaşantımızda huzuru yakalamalıyız. Yaşantımızın inancımıza uygunluğuna özen göstermeliyiz. İlahi emirleri savsaklamak değil yaşamak gerekir. Yoksa “inandığı gibi yaşamayanlar yaşadıkları gibi inanmaya başlarlar” sözü kaçınılmaz olur.İnanç sömürücülerine,ahlak tahribatçılarına, basın yayın, kitap dergi, görsel ve işitsel araçlarla, sinema ve dizilerde rol gereği mazeretleriyle sinsi, hain zehirlerini ekranlara kusarak yedi den yetmişe insanları ekran maymunlarının muptelası yaparak onları alkışlamak ve zihinleri uyuşturmak bir gaflet uykusu değil de nadir acaba? İnanç, İslam, Allah korkusu, İyi örnek olmak gibi kaygı ve duygusu olmadan yapılan tüm iş ve sözler bizi yaralayan gaflet kurşunudur. Hani bir filmde komutan askerine ”uyursan ölürsün” diyordu ya..!Evet yanlışlara alkış tutar, hoş temaşa ile bakarsak manen ve madden ziyana uğrarız.“Bakmak ile görmek aynı şey değildir” derler. "Bakar kör olmak" farkı fark etmemektir, elden kaçanların sadece feryadıdır.Karıkoca birlikte tatile çıkarlar. Gittikleri yerde kamp kurarlar. Tatillerinin ikinci gününün akşamı güzel bir yemek yiyip uykuya dalarlar. Birkaç saat sonra kadın uyanır ve kocasını da uyandırır. Adam uyku sersemidir; güzel bir rüyadan uyandırıldığı için de biraz kızgındır:
´Ne oldu? Ne istiyorsun?´ diye sorar.
Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle.´ Adam gökyüzüne bakar ve cevap verir:
-´Bunun için mi uyandırdın beni?. Baktım işte. Bir sürü yıldız görüyorum, ışıl ışıl parlayan milyonlarca yıldız. Karısı tekrar sorar.
-Peki, bu sana neyi gösteriyor? Artık iyice uykusu kaçan adam biraz düşünür ve cevap verir:
-´Teolojik olarak Allah (c.c)´ın kudretini ve kendi acizliğimizi görüyorum. Felsefi olarak, evrenin sonsuzlugunu ve onun karşısındaki önemsizliğimizi görüyorum. Astrnomik olarak galaksilerin, yıldızların, gezegenlerin varlığını görüyorum. Yıldızların konumuna bakarak saatin üç olduğunu görüyorum. Meteorolojik olarak da bugün havanın çok güzel olacağını görüyorum. Niye sordun bunu bana hanım? Sana neyi gosteriyor?
-´Necati, çadırımızı çalmışlar!!!Evet açıkta kalmadan, bizi biz yapan değerlerimiz üstümüzden uçmadan, uykudan uyanalım… Selam ve dualarla…
´Ne oldu? Ne istiyorsun?´ diye sorar.
Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle.´ Adam gökyüzüne bakar ve cevap verir:
-´Bunun için mi uyandırdın beni?. Baktım işte. Bir sürü yıldız görüyorum, ışıl ışıl parlayan milyonlarca yıldız. Karısı tekrar sorar.
-Peki, bu sana neyi gösteriyor? Artık iyice uykusu kaçan adam biraz düşünür ve cevap verir:
-´Teolojik olarak Allah (c.c)´ın kudretini ve kendi acizliğimizi görüyorum. Felsefi olarak, evrenin sonsuzlugunu ve onun karşısındaki önemsizliğimizi görüyorum. Astrnomik olarak galaksilerin, yıldızların, gezegenlerin varlığını görüyorum. Yıldızların konumuna bakarak saatin üç olduğunu görüyorum. Meteorolojik olarak da bugün havanın çok güzel olacağını görüyorum. Niye sordun bunu bana hanım? Sana neyi gosteriyor?
-´Necati, çadırımızı çalmışlar!!!Evet açıkta kalmadan, bizi biz yapan değerlerimiz üstümüzden uçmadan, uykudan uyanalım… Selam ve dualarla…











