Kabul edildiği sırada günün koşuları açısından çağdaş kabul edilen 6762 sayılı Ticaret Kanunu, ülkemizde yaklaşık 50 yıl uygulanmakla birlikte yerini nihayet 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanununa bırakmaya hazırlanmaktadır. Ülke ekonomisindeki ve ticari hayattaki hızlı gelişmeler, özellikle ülkemizin Avrupa Birliğine giriş ve uyum süreci mevcut kanunu daha hızlı eskitmiştir. Özellikle şeffaflık ve şirketlerin denetimi konusunda ortaya çıkan ticaret hukuku yetersizliği aynı zamanda şirketlerin uluslararası rekabet gücünü, kredibilitesini, pazar paylarını olumsuz etkiler hale gelmiştir. Nitekim gelişmiş ekonomilere sahip batılı ülkelerin tamamına yakını son on yıl içerisinde kanunlarda önemli değişiklikler yapmış olmalarına rağmen bu alanda ülkemizde maalesef yeterli kanunlaştırma hareketi yapılamamıştır. Tüm bu nedenler göz önüne alındığında yeni bir ticaret kanununun gerekliliği bir zorunluluk haline gelmiş ve 5 yıl hazırlık, 5 yıl da yasalaşma süreci gibi uzun bir süreçten geçerek 31.07.2012 tarihinde yürürlüğe girecek şeklini almıştır. Yeni Türk Ticaret Kanunu, eskisine nazaran önemli ölçüde temel felsefe ve yaklaşım değişikliği içermekte, bu yeni yaklaşımlar ışığında özellikle şirketler hukukunda ticari yaşamın aktörleri konumundaki sermaye şirketlerini yeniden oluşturmaktadır. Bu da mevcut şirketlere uyum konusunda önemli yükümlülükler getirmektedir. Yeni kanunun getirdiği birçok yenilik ve yasaklamalara daha sonraki yazılarımızda değineceğiz. Ancak şunu bilmekte fayda var ki yeni kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte şirketlerde kurumsal yapılanma bir zorunluluk haline gelecek, her şirket ortağı veya sahibi niteliğindeki kişiler şirket varlık ve aktiflerini dilediği gibi kullanma lüksüne sahip olamayacaklardır. Özellikle her yıl bağımsız denetime tabi olma zorunluluğu ile birlikte, raporların olumlu görüşü içeren şekilde olmasını bekleyen şirketlerin yeni kanunun uygulama ve geçiş aşamalarında, muhasebe birimlerinin yanı sıra tüm personel ve yöneticilerinin de yeni kanuna geçiş sürecinde kendilerini eğitmeleri bir zorunluluk halini almış bulunmaktadır.Kanunda işaret edilen geçiş sürecindeki işlemler, önem dereceleri de dikkate alınarak listelendiğinde;
- Anonim ve Limited şirketler kanunun yayımından itibaren üç yıl içinde sermayelerini bu kanunda yazılı tutarlara yükseltmek zorundadırlar. Aksi halde infisah etmiş sayılırlar
- A.Ş. ve Limited Şirketler kanunun yayımından itibaren 18 ay içerisinde ana sözleşmelerini yeni kanunla uyumlu hale getirmek zorundalar. Bu yapılmadığı takdirde yeni TTK hükümleri ana sözleşme hükümlerinin yerine re’sen geçecek ve ana sözleşme hükmüymüşçesine uygulanacaktır.
- A.Ş. ve Limited Şirket ortakları şirkete olan borçlarını kanunun yürürlüğünden itibaren 3 yıl içinde nakdi ödeme ile kapatmak zorundadırlar. Borcu kapatmamış olan borçlu ortağa 300 günden az olmamak üzere adli para cezası öngörülmektedir.















