Gelelim şimdi "Yolları veya YOLSUZLUĞUMUZU yazsaydın ya" diyen hemşehrilerimize.
Siz istediniz, ben YAZIYORUM.Evet, eleştiri yapan arakadaşların değindiği gibi ben Türkeli'nin Oymayaka Köyü'ndenim.
Şu Güllüsu Plajı'nın ait olduğu, tadına doyamadığınız leziz balıklarını yediğiniz Güllüsu Balık Lokantaları'nın olduğu köyden.
Plajina girdiğiniz, balıklarını iştahla ve lezzetle yediğiniz, ama giderken aracınızın tüm çöpünü sanki bir daha o denize ve sahile gelmeyecekmişcesine sahile atıp gittiğiniz Oymayaka Köyü'nden.
Eğer evinizi, bağ, bahçe duvarınızı, inşaatınızı 1980 öncesi yaptırmışsanız, kumu, çakılı, taşı aldığınız Oymayaka Köyü'nden.1980 sonrası bu kum, çakıl ve taşocağı devlet tarafından kapatılan ama sonrasında da Türkeli Belediyesi'nce gece-gündüz kaçak olarak bu malzemeleri çalınan ve bu çalmalar sonucu Çağlayan Mahallesi erozyona uğrayıp kayan ve evleri tahrip olan Oymayaka Köyü'nden.Yanlış anlamadınız, Türkeli Belediyesi gece-gündüz kaçak olarak kumumuzu, çakılımızı çaldı. Bunu ben söylemiyorum, bakın Türkeli Jandarması ve savcılık kayıtlarına. Hangi siyasi partinin İlçe Başkanı şikayet etmiş? Ne zaman? Kimler yakalanmış? Görürsünüz. Tabii ilçemizin esnafıdır, belediyesidir diye kayıtlar silinmemişse!Yani Şehremini denen günümüz tabiri ile şehrin en emini olması gereken belediye başkanınca bu değerleri yağmalanmış olan Oymayaka Köyünden.Evet ben Oymayakalıyım. Devlet kayıtlarında 1980 öncesi Güllüsu Plajı'na liman yapılmış gözüken ama 5 metrelik küçük bir dalga kıran yapılıp, liman yaptık diye devleti ve köylüyü dolandıran müteahhitlerin mağdur ettiği köyden.Kestane dal kanseri ile mücadele ediyoruz diye, 3-4 yıl önce köyünün bütün kestane ağaçları kesilen ve birdaha keşif vs. yapılmamış olan ama bu kesilen sağlam, kuru vs. değerli kestane tomruklarının nakliyesi yapılırken köyünün yolları kamyonlarca bozulan ama hala Kaymakamlık Web sayfasında köy yolu asfalt gözüken Oymayaka Köyü'nden.İlçemizde yol yok, yolsuzluğu yazın dediniz, ben yazmaya devam ediyorum.Yıllar önce köylerimizde sel, heyelan, afet olduğunda ilçemize AFET konutları yapıldı. İhtiyacı olan insanların yanında ihtiyacı olmadığı halde, parayı bastırıp haksız yere daire alanları ve bu işe aracı olanları da unutmayalım. Türkeli'nde ve köylerinde hergün bunlara kahvede, bakkalda, markette rastlayıp selam ve değer vermeye devam ediniz.Köydeki evi heyelanda zarar gördüğü için haklı olarak afet konutu almış ama daha sonra bu dairesini satarak, köydeki o zararlı oturulmaması gereken evini tamir etmiş ve iskana devam edenlerin yolsuzluğuna veya yol bilirliğine ben ne yazayım? O evi tamir ederken ona ses etmeyen, yaptığına göz yuman, Allah korusun gene o mesken bir afette zarar gördüğünde o sahtekarı yanına alıp devletten gene bu kişi için yardım isteyecek yolsuz veya yol bilen muhtara ne diyeyim?Geçen yılki sel felaketinden zarar görenlere geçmiş olsun, rabbim bir daha göstermesin ama üç kuruş dahi zararı olmadığı halde, makinasını, aracını, hayvanını vs. dağa, ahıra, ağıla saklayıp, "Büyük zarara uğradım" diyen yolsuz veya yol bilen hemşehrime ne söyleyeyim?Elektrik getirmek için devletten ihale alan ama Elektrik direklerinin yerini köylüye eştiren, direkleri köylüye diktiren, telleri köylüye çektirilen bu da yetmezmiş gibi bu işleri yapması için devletten tonlarca para alan müteaahite içki sofraları hazırlattıracak şekilde yol veya yolsuzluk bilen bu taraklarda bezi olan ilçenin tüm eski muhtarlarına ben ne yazayım?Geçmişi değil, günümüzü yazayım demi?
Öyle yazayım da, gelecek ancak geçmişin üzerine bina ediliyor.
Geçmişte bu yollara ve yolsuzluklara sebep olanlar gene toplumun önüne düşmeye çalışıyorlarsa bu nasıl olacak?2013 yılında Türkeli'nin 31 köyünün;
Tümünde nüfus azalıyorsa,
3- 4 köy haricinde ki Gencek, Işıklı gibi toplu, dağınık olmayan köylerde dahil kanalizasyon yoksa,
İlçenin çöpü çay kenarlarından selle denize akıyorsa,
İlçenin kanalizayonu denize akıyorsa,
Karadeniz gibi suyu bol bir coğrafyada birçok köyümüzde –benim köyüm dahil- su şebekesi yok veya yetersizse,
Köy yolları köylüyle dalga geçercesine WEB sayfalarında “ASFALT” olarak yazıyorsa ki Kuz Köyü'nün yolu asfalt gözüküyor, Kuz köylüler buna nereleriyle gülüyor bilemiyorum, Oymayaka Köyü Çağlayan mahallesi Türkeli-Çatalzeytin karayolundan yukarı 2 km uzak değil ama sahil köyünde yol yoksa! Gencek Köyü'nün yolu asfalt gözüküyor, gülünç bir durum. Siz Kuz Köyü üzerinden Gencek Köyü'ne veya Oymayaka Köyü'nden Gencek Köyü'ne bir gidin görün bakalım, asfalt var mı?
İlçe merkezindeki Hastane yolunu yaptırmayı başaramayan, yani yol bilmeyen siyasilerden, köy yollarının asfaltlanmasını beklemek yanlış olsa da; “ ..... belki biraz ar gelir suratlarına" diye sizlerle paylaşmam gerekiyorsa.Türkeli Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma Vakfı'ndan, dul kızının, ablasının, halasının, teyzesinin veya yengesinin kışları köyde oturmadığı halde haksız yere aldığı kömür yardımını Almanya ve Türkiye'den tek veya çifte emekli aylığı alan Emekli XYZ hemşehrim alıp yakıyor, bu kömürle ısınmış sudan abdest alıp arınmış olarak tertemiz ve pak yüce Rabbinin huzuruna namaza duruyor,
Köyün muhtarı, İmamı, öğretmeni ve ileri gelenleride bunu görüyor ve susuyorsa,
Siz bana yolsuzluğu yazın diyorsanız ne fayda!
Eğer bugün Türkeli ve köylerinde yol yok ve bu nedenle yolsuzluk! çoksa bu, bunca yıldır haksızlık karşısında susan hak sahiplerinin yüzündendir.Sevgili hemşehrilerim,Bu YOL ve YOLSUZLUK konusunu daha çok işleyeceğiz.
Gene de yolsuzluğun bittiği güzel günlerde görüşmek umuduyla......
Siz istediniz, ben YAZIYORUM.Evet, eleştiri yapan arakadaşların değindiği gibi ben Türkeli'nin Oymayaka Köyü'ndenim.
Şu Güllüsu Plajı'nın ait olduğu, tadına doyamadığınız leziz balıklarını yediğiniz Güllüsu Balık Lokantaları'nın olduğu köyden.
Plajina girdiğiniz, balıklarını iştahla ve lezzetle yediğiniz, ama giderken aracınızın tüm çöpünü sanki bir daha o denize ve sahile gelmeyecekmişcesine sahile atıp gittiğiniz Oymayaka Köyü'nden.
Eğer evinizi, bağ, bahçe duvarınızı, inşaatınızı 1980 öncesi yaptırmışsanız, kumu, çakılı, taşı aldığınız Oymayaka Köyü'nden.1980 sonrası bu kum, çakıl ve taşocağı devlet tarafından kapatılan ama sonrasında da Türkeli Belediyesi'nce gece-gündüz kaçak olarak bu malzemeleri çalınan ve bu çalmalar sonucu Çağlayan Mahallesi erozyona uğrayıp kayan ve evleri tahrip olan Oymayaka Köyü'nden.Yanlış anlamadınız, Türkeli Belediyesi gece-gündüz kaçak olarak kumumuzu, çakılımızı çaldı. Bunu ben söylemiyorum, bakın Türkeli Jandarması ve savcılık kayıtlarına. Hangi siyasi partinin İlçe Başkanı şikayet etmiş? Ne zaman? Kimler yakalanmış? Görürsünüz. Tabii ilçemizin esnafıdır, belediyesidir diye kayıtlar silinmemişse!Yani Şehremini denen günümüz tabiri ile şehrin en emini olması gereken belediye başkanınca bu değerleri yağmalanmış olan Oymayaka Köyünden.Evet ben Oymayakalıyım. Devlet kayıtlarında 1980 öncesi Güllüsu Plajı'na liman yapılmış gözüken ama 5 metrelik küçük bir dalga kıran yapılıp, liman yaptık diye devleti ve köylüyü dolandıran müteahhitlerin mağdur ettiği köyden.Kestane dal kanseri ile mücadele ediyoruz diye, 3-4 yıl önce köyünün bütün kestane ağaçları kesilen ve birdaha keşif vs. yapılmamış olan ama bu kesilen sağlam, kuru vs. değerli kestane tomruklarının nakliyesi yapılırken köyünün yolları kamyonlarca bozulan ama hala Kaymakamlık Web sayfasında köy yolu asfalt gözüken Oymayaka Köyü'nden.İlçemizde yol yok, yolsuzluğu yazın dediniz, ben yazmaya devam ediyorum.Yıllar önce köylerimizde sel, heyelan, afet olduğunda ilçemize AFET konutları yapıldı. İhtiyacı olan insanların yanında ihtiyacı olmadığı halde, parayı bastırıp haksız yere daire alanları ve bu işe aracı olanları da unutmayalım. Türkeli'nde ve köylerinde hergün bunlara kahvede, bakkalda, markette rastlayıp selam ve değer vermeye devam ediniz.Köydeki evi heyelanda zarar gördüğü için haklı olarak afet konutu almış ama daha sonra bu dairesini satarak, köydeki o zararlı oturulmaması gereken evini tamir etmiş ve iskana devam edenlerin yolsuzluğuna veya yol bilirliğine ben ne yazayım? O evi tamir ederken ona ses etmeyen, yaptığına göz yuman, Allah korusun gene o mesken bir afette zarar gördüğünde o sahtekarı yanına alıp devletten gene bu kişi için yardım isteyecek yolsuz veya yol bilen muhtara ne diyeyim?Geçen yılki sel felaketinden zarar görenlere geçmiş olsun, rabbim bir daha göstermesin ama üç kuruş dahi zararı olmadığı halde, makinasını, aracını, hayvanını vs. dağa, ahıra, ağıla saklayıp, "Büyük zarara uğradım" diyen yolsuz veya yol bilen hemşehrime ne söyleyeyim?Elektrik getirmek için devletten ihale alan ama Elektrik direklerinin yerini köylüye eştiren, direkleri köylüye diktiren, telleri köylüye çektirilen bu da yetmezmiş gibi bu işleri yapması için devletten tonlarca para alan müteaahite içki sofraları hazırlattıracak şekilde yol veya yolsuzluk bilen bu taraklarda bezi olan ilçenin tüm eski muhtarlarına ben ne yazayım?Geçmişi değil, günümüzü yazayım demi?
Öyle yazayım da, gelecek ancak geçmişin üzerine bina ediliyor.
Geçmişte bu yollara ve yolsuzluklara sebep olanlar gene toplumun önüne düşmeye çalışıyorlarsa bu nasıl olacak?2013 yılında Türkeli'nin 31 köyünün;
Tümünde nüfus azalıyorsa,
3- 4 köy haricinde ki Gencek, Işıklı gibi toplu, dağınık olmayan köylerde dahil kanalizasyon yoksa,
İlçenin çöpü çay kenarlarından selle denize akıyorsa,
İlçenin kanalizayonu denize akıyorsa,
Karadeniz gibi suyu bol bir coğrafyada birçok köyümüzde –benim köyüm dahil- su şebekesi yok veya yetersizse,
Köy yolları köylüyle dalga geçercesine WEB sayfalarında “ASFALT” olarak yazıyorsa ki Kuz Köyü'nün yolu asfalt gözüküyor, Kuz köylüler buna nereleriyle gülüyor bilemiyorum, Oymayaka Köyü Çağlayan mahallesi Türkeli-Çatalzeytin karayolundan yukarı 2 km uzak değil ama sahil köyünde yol yoksa! Gencek Köyü'nün yolu asfalt gözüküyor, gülünç bir durum. Siz Kuz Köyü üzerinden Gencek Köyü'ne veya Oymayaka Köyü'nden Gencek Köyü'ne bir gidin görün bakalım, asfalt var mı?
İlçe merkezindeki Hastane yolunu yaptırmayı başaramayan, yani yol bilmeyen siyasilerden, köy yollarının asfaltlanmasını beklemek yanlış olsa da; “ ..... belki biraz ar gelir suratlarına" diye sizlerle paylaşmam gerekiyorsa.Türkeli Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma Vakfı'ndan, dul kızının, ablasının, halasının, teyzesinin veya yengesinin kışları köyde oturmadığı halde haksız yere aldığı kömür yardımını Almanya ve Türkiye'den tek veya çifte emekli aylığı alan Emekli XYZ hemşehrim alıp yakıyor, bu kömürle ısınmış sudan abdest alıp arınmış olarak tertemiz ve pak yüce Rabbinin huzuruna namaza duruyor,
Köyün muhtarı, İmamı, öğretmeni ve ileri gelenleride bunu görüyor ve susuyorsa,
Siz bana yolsuzluğu yazın diyorsanız ne fayda!
Eğer bugün Türkeli ve köylerinde yol yok ve bu nedenle yolsuzluk! çoksa bu, bunca yıldır haksızlık karşısında susan hak sahiplerinin yüzündendir.Sevgili hemşehrilerim,Bu YOL ve YOLSUZLUK konusunu daha çok işleyeceğiz.
Gene de yolsuzluğun bittiği güzel günlerde görüşmek umuduyla......











