Yüce İslam dininin ana temellerinden birisi de zekattır. Zekat temizlemek ve arınmak anlamına gelir.Zekat insanı cimrilik hastalığından, serveti de kul hakkından temizlediği için bu ismi almıştır.Mal insana Rabimizin bir ikramıdır.Bu ikramdan muhtaç olanlara vermemiz, ikramın devamına ve bereketine vesile olur. Zekatı verilen servet her türlü felaketten korunur. Bir hadis-i şerifte, “Zekatını ödediğin zaman malının şerrini senden gidermiş olursun.” buyurulur.Zekatın ödenmesi bereketin çok olmasına sebep olur. Zekatı ödememek ise kıtlık olmasına yol açar.Zekat hür, akıllı ve büluğa ermiş müminlerden zengin olanlara farzdır. Zenginliğin de bir ölçüsü vardır.Fıkıh dilinde buna nisap denir. Örf ve adete göre borç ve ihtiyacından fazla olarak nisap miktarı bir mala sahipolan mümine zekat ödemesi farzdır.Malin cinsine göre 81 gr. altın, 560 gr. gümüş, beş deve, otuz sığır, kırk koyun veya keçi zenginlik ölçüsü sayılmaktadır. Ticaret mallarının kıymeti bu nisaplardan 81 gr altın veya 560 gr gümüşe denk ise o da nisaba ermişdemektir. Bu durumda 81 gr altın veya daha fazla altını olan mümün kırta bir hesabıyla, ticaret malı olanlar ise malın tutarının kırtta birini zekat olarak öderler. Beş devesi olan bir koyun, otuz sığırı veya mandası olan bir dana, kırk koyun veya keçisi olan bir koyun veya keçi ödemekle mükelleftir.Ticaret niyeti ile alınıp elde bulunan her çeşit malın kıymeti zekata tabidir. Ticaret niyeti bulunmayan kiralık dükkan, ev, iş hanı, değirmen, fabrika gibi akarların, sanat aletleri, tezgah, makine ve taşıtların kıymetine zekat gerekmez. Ancak bunlardan elde edilen kira, içlerinde kazanılan para nisaba ulaşır veya başka gelirlere eklendiğinde nisaba ulaşırsa zekat gerekir.Zengin müminlerin yılda bir farz olan zekatı yanında, Ramazan bayramından önce vacip olan fitre borçlarıda vardır. Fitrenın ödenmesi için zekattaki şartlar aranmaz. Fitrenın verileceği an, nisap miktarı malın bulunması kafidir. Zekat malın fitre da maldan verilmekle beraber bedenimizin sadakasıdır. Kendi fitremizi ödememiz vacip olduğu gibi büluğa ermemiş çocuklarımızın fitresini ödememiz vaciptir.Zekat ve fitre anne babaya, oğul ve kıza ne kadar yukarıda olursa olsun büyük anne ve dedeye, ne kadar aşağıda olursa olsunlar torunlara verilmez. Bunların dışında kalan yakınları fakir ise zekatta fitrede verilir.Fitre bayramın sevincinden nasibini alsın diye fakire bir bayram harçlığıdır. Bundan dolayı bayram namazından önce verilmesi daha sevaptır. Birkaç fitre bir fakire verilebilir. Zekat ve fitreye, “şu benim zekatımdır veya şu benim fitremdir.” demeye gerek yoktur. Zira zekat ve fitre olduğuna niyet kafidir.Orucunu tutup fıtrasını ödeyen mümünler, bayramda mutlu ve sevinçli olacaklar. Fitrelerini verdikleri fakirleride mutlu edecekleri için kendileride ahritte de mutlu olacaklardır.Fıtra orucun kabulüne,son nefeste sıkıntı çekilmemesine ve kabir azabından kurtulmaya, zekat ise hesabın kolay geçmesine vesiledir.Malı kazanan biz isekte onu kazanma imkanını bize veren Allah (c.c) tır.Rabbımızın bize ikram ettiği nimetten zekat ve fitremizi emrettiği yerlere verelim,dünya ve ahiret mutluluğuna erelim.Ömer bin Abdülaziz ne güzel söylemiş, “Namaz seni yolun yarısına ulaştırır, oruç da hükümdarın kapısına ulaştırır. Sadaka ise hükümdarın huzuruna çıkarır.Ahiret gibi, en çaresiz kaldığımız bir yerde vereceğimiz bir sadakanın, ateşle aramızda bir perde olmasını istiyorsak peygamberimizin şu hadisine kulak verelim.“Yarım hurma vererek bile olsa ateşten korununuz”1 El Tergip velTerhib c:2.s:392 Buhari K.Edep s.79
Genel
Yayınlanma: 11 Temmuz 2014 - 08:33
Zekat ve Fitre
Genel
11 Temmuz 2014 - 08:33
Mal insana Rabimizin bir ikramıdır.Bu ikramdan muhtaç olanlara vermemiz, ikramın devamına ve...
Bu haber 3793 defa okunmuştur.
İlginizi Çekebilir








