Yüce İslam dininin ana temellerinden birisi de zekattır.Zekat temizlemek ve arıtmak anlamına gelir. Zekat insanı cimrilik hastalığından,serveti de kul hakkından temizlediği için bu ismi almıştır.Kur-n-ı Kerim de onları temizleyip arıtması için onların mallarından zekat al”(1)buyurulur. Mal insana Rabbımızın bir ikramıdır.Bu ikramdan muhtaç olanlara vermeniz ikramın devamına ve bereketine sebep olur.Zekatı verilen servet her türlü felaketten korunur.Bir hadis-i şerifte “Zekatını ödediğin vakit malının şerrini senden gidermiş olursun”.(2) buyurulur.Çünki servet kıskanılır,çalınır.Sahibi bu yüzden çeşitli sıkıntılarla baş başa kalabilir.Peygamber Efendimiz (s.a.s)”Mallarınızın zekatını vererek(sarsılmaz)kale içerisine alınız.hastalarınızı sadaka ile tedavi ediniz.Bela dalgalarını dua ile karşılayınız”(3) Buyurmuştur. Zekatın ödenmesi bereketin çok olmasına sebep olur.Zekatı ödememek ise kıtlık olmasına yol açar- Bir hadislerinde Peygamberimiz “Bir millet mallarının zekatını ödemezlerse Allah onları bir kaç yıl kıtlıkla imtihan eder”(4) buyurmuşlardır. Zekat hür,akıllı ve buluğa ermiş müminlerden zengin olanlara farzdır.Zenginliğin de bir ölçüsü vardır.Fıkıh dilinde buna nisap denir.Örf ve adete göre borç ve ihtiyacından fazla olarak nisap miktarı-hakikaten veya hükmen artan bir mala sahip olan mümine zekat ödemesi farzdır. Malın cinsine göre 81.gr altın,560.gr gümüş,beş deve,otuz sığır,40 koyun veya keçi zenginlik ölçüsü-sayılmışlardır.Ticaret mallarının kıymeti bu nisaplardan 81.gr altın veya 560.gr gümüşe denk ise oda- nisaba ermiş demektir.Bu durumda 81.gr veya daha fazla altını olan mümin kırkta bir hesabıyla,tica-ret malı olanlar ise malın tutarının kırkta birini zekat olarak öderler.Hayvanlardan altı aydan fazla-kırda salma olarak yayılan beş devesi olan müminin bir koyun,otuz sığırı veye mandası olan bir dana,kırk koyun veya keçisi olan bir koyun veya keçi ödemekle mükelleftir. Ticaret niyeti ile alınıp elde bulunan her çeşit malın kıymeti zekata tabidir.Ticaret niyeti blunmayan-kiralık dükkan, ev,iş hanı, değirmen,fabrika gibi akarların zekatları verilmez.Ancak bunlardan elde-edilen kira içlerinde kazanılan para nisaba erişir veye başka gelirine eklendiğinde nisaba ulaşırsa –zekat gerekir. Zengin müminlerin yılda bir farz olan zekatı yanında,Ramazan bayramından önce vacip olan fıtra-borçları da vardır.Fitrenin ödenmesi için zekattaki şartlar aranmaz.Fıtranın verileceği an nisap miktarı malın bulunması kafidir.Kendi fıtramızı ödememiz vacip olduğu gibi,buluğ çağına ermiş çocuklarımızın da fitresini vermemiz vaciptir. Zekat ve fıtra anne-babaya oğul ve kıza ne kadar yukarıda olursa olsun büyük anne ve dedeye,ne ka-dar aşağıda olursa olsun torunlara verilmez.Karı koca da birbirlerine zekat veremez. Fıtra bayramın sevincinden hissesini alsın diye fakire bir bayram harçlığıdır.Bundan dolayı bayram-namazından önce verilmelidir. Orucunu tutup fitresini ödeyen müminler,bayramda sevinçli ve mutlu olacaklar.Fitrelerini verdikleri-de mutlu olacakları için kendileri de ahirette mutlu olacaklardır.Fıtra orucun kabulüne,son nefeste sıkıntı çekilmemesine ve kabir azabından kurtulmaya,zekat ise hesabın kolay geçmesine vesiledir. Malı kazanan biz isek te onu kazanma imkanını bize veren Allah tır.Rabbimizin bize verdiği nimettenZekat ve fıtramızı onun emrettiği yerlere verelim,dünya ve ahiret mutluluğuna erelim. Ahiret gibi,en çaresiz kaldığımız bir yerde verebileceğimiz bir sadakanın ateşle aramızda perde olmasını istiyorsak Peygamberimizin şu hadisine kulak verelim. “Yarım hurma vererek bile olsa ateşten korununuz”(5)
Genel
Yayınlanma: 04 Temmuz 2015 - 15:54
Zekat Ve Fitre
Genel
04 Temmuz 2015 - 15:54
Yüce İslam dininin ana temellerinden birisi de zekattır.Zekat...
Bu haber 4100 defa okunmuştur.
İlginizi Çekebilir











