Bu günler ağaç dikme günleridir. Ağaç, yeşilliktir, oksijendir, güzelliktir, gölgeliktir, meyveliktir. Ağaç yağmurun yağmasına vesiledir, rahmettir, berekettir. Ağaç ve orman bir ülkenin zenginliğidir. Ormanlar havayı temizler, oksijen üretir, toprağın kaymasını önler.Ağaç bir hayattır, bir sektördür, bir geçim vasıtasıdır. Hemen hemen kullandığımız bütün malzemeler ağaçtandır. Masamızdan, sandalyemizden tutun da, kapı, pencereye, dolap, kanepeye kadar, yazdığımız kaleme kadar bütün ürünler ağaçtandır. İşi ağaçla olan insanlar vardır. Marangozlar, mobilyacılar, döşemeciler hep ağaçla uğraşırlar. O halde ağaç önemlidir. Ağaç dikmek makbul bir iştir. Sevaptır ve ibadettir.Bu konuda peygamberimiz şöyle buyurur.” Kıyamet koparken bile, birinizin elinde bir fidan bulunsa onu hemen diksin.” “ Bir Müslüman bir fidan diker veya bir şey ekerse, ondan bir kuş, bir insan, bir hayvan yerse, bu kendisi için bir sadaka olur.”Abbasi halifelerinden Harun Reşid bir gün yoldan geçerken yaşlı bir adamın bir fidan diktiğini görür, - Amca ! sen bunun meyvesini yiyebilecek misin ? diye sorar. Yaşlı adam:” Bizden öncekiler diktiler biz yiyiyoruz, biz dikeriz bizden sonrakiler yer” der. Bu cevap çok hoşuna giden Harun Reşid, adama bir kese altın verir. Adam, gördünüz mü bak, benim ağacım daha dikmeden meyve verdi.” der.Halk arasında da meşhur bir tabir vardır: “ Bu dünyada dikili bir ağacın olsun” denir. Evet her insanın dikili bir ağacı olmalıdır. Herkes ölmeden önce bir eser bırakmalıdır. Bu eser , ya okul, ya cami, ya yol, ya çeşme olur, ya öğrenci, ya bir kitap , ya hayırlı bir evlat olur, ya da bir ağaç olur.Ağaç şiddetli bir ihtiyaç olmadıkça kesilmemelidir. Ağacın kesilmesi, bir insanın hayat damarlarının kesilmesi demektir. Hele ormanların yakılması bir cinayettir. İçindeki binlerce hayvanın da yanması demektir. Havanın oksijeninin kesilmesi demektir ki bu da insanlık için bir felakettir.Kabristanlıklara da ağaç dikilmesi dinimizin gereğidir. Peygamberimiz bir gün bir mezarlığın kenarından geçerken iki mezarı göstererek, bunlar azap görüyorlar, azap görmelerinin sebebi çok büyük bir günahtan değil, birisi; idrarını üzerine sıçratmaktan, diğeri de dedikodudan” demiş. Hemen eline çatallı, yaş bir dal almış, onu ikiye ayırmış, birisini bir kabrin üzerine, diğerini de diğer kabrin üzerine dikmiş ve şöyle buyurmuştur:” Bunlar yaş olarak durduğu müddetçe bu kabirlerde yatanlar azap görmeyeceklerdir.”Bir de ölümsüzleşmek diye bir şey vardır. Öldükten sonra anılmak, unutulmamak önemlidir. İşte hayır yapanlar, cami, okul, yol, çeşme yaptıranlar, ağaç dikenler, bir muhtacın ihtiyacını giderenler, bir öğrencinin ihtiyacını karşılayanlar, insanlara faydalı olanlar unutulmayacaklardır, onlar ölse de amel defterleri kapanmayacak, sevap yazılacaktır.Ne mutlu hayır yapanlara, ne mutlu hayırsever insanlara. .
Genel
Yayınlanma: 23 Mart 2013 - 11:24
Ağaç dikme zamanı
Genel
23 Mart 2013 - 11:24
Bu günler ağaç dikme günleridir. Ağaç, yeşilliktir, oksijendir...
Bu haber 1932 defa okunmuştur.
İlginizi Çekebilir











