Bugün sizlere Divan edebiyatı hakkında bir şeyler nakletmek istiyorum. İsterseniz divan edebiyatı'na dair bildiklerinizi,
daha doğrusu size anlatılanlarla başlayalım.
1- Divan şiiri bir aşk ve şarap şiiridir.
2- Eski şairlerimiz padişahların gönüllerini okşamak ve bunun karşılığında bahşiş almak için yazmışlardır.
3- Divan edebiyatı toplumdan uzaktır ve benzetmeler hayalidir.
Divan şiirinde aşk ve şarabın geçtiği doğrudur. Ancak, bu ifadelerin günümüzde ki aşk ve şarapla alakası olduğu söylenemez.
Divan edebiyatın da aşk ve şarap genellikle mecazi anlamda kullanılmıştır. Divanlar dikkatlice incelendiğinde aşk ve şarap kelimeleri
beşeri aşktan ziyade ilahi aşkı temsil etmektedir.
Divan şairlerinin para karşılığı şiir yazdıkları iddiasının da dayanağı yoktur. Padişahın tahta çıkışında, şehzadelerin doğumunda, sünnet düğünlerinde
ve bu gibi özel günlerde şairlerin büyüklere kaside yazıp karşılığında bahşiş aldığı da doğru değildir.
Divan edebiyatı için ileri sürülen ''toplumdan uzaktır.'' eleştirisine gelince... Divan edebiyatı bir güzellikler edebiyatı idi. Şairler ne söyleyeceğinden
çok nasıl söyleyecekleri'nin peşindeydiler. Yani onlara göre uslup konu dan önemliydi. bu sebepledir ki Divan şiirine toplum bugünkü anlamıyla girmemiştir.
Ama edebiyat öyle yada böyle toplumu yansıtmaktadır.
Son olarak yazımı Ali Nihad Tarlan'ın sözleriyle bitirmek istiyorum:
'' Divan edebiyatı, sanat mahsulüdür. Onun içinde insan zekası, kendi yolunda varabileceği son merhaleye varmıştır, denilebilir.''








