Milletimiz hayli zamandır "evinin kapısını" arıyor, insan en iyi bildiği, gözü kapalı bile girebildiği yeri arar mı? Bizler millet olarak arıyoruz...Geçen yüzyılın ta ötelerinden başlamışız evimizden uzaklaştırılmaya, fikrimizden, zikrimizden… Bedenimiz ayrı ruhumuz ayrı maddiyatımız ayrı "maneviyatımızsa darmadağın" olmuş…Maddi manevi " uzaklaştırılmışız evimizden "…Kesilip atılmış atamızla bağımız, kültürümüzden, köklerimizden koparılmışız.Osmanlı’yı reddetmişiz, kesip atmışız beğenmeyerek.Onunla birlikte geleneği, örfü, adeti, kültürü, koskoca medeniyeti "berhava etmişiz"Bütün bunları "usturuplu" değil de, "metazori" yapmışız.Değişim "gönüllü değil", devletten gelen baskıyla gerçekleştirilmiş...
***
Batı karşısında üstünlüğümüzü yitirmiştik. Bazıları yüzyılların birikimi olan "kendi kültürümüzü" yeniden yapılandırma, yeniden neşet etme yerine, "batı kültürüne" dört elle sarılmada buldu çareyi.Bu iki dünya arasındaki "değer uyuşmazlığı", Türk toplumunun kültürel olduğu kadar ekonomik yapısında da onmaz yaralar açılmasına sebep oldu.Bunun sonucu, Türk toplumu başta "kültürünü",bilgi üretimini, hizmet ve üretim gücünü neredeyse tamamen "yitirdi". En önemlisi de sindirildi kendine olan güvenini kaybetti.Oysa bağlarından koparılarak anlamsızlaşan Anadolu insanının dünyasına, evrensel değerleri yakalamak için sonuna kadar "yerli olmak" gerektiği anlatılmalıydı.***
Avrupalının aslında "ne olduğu" nun anlaşılması bizi yeni arayışlara sevk etti.Şimdi zihnen ve manen uzaklaştırıldığımız evimize dönebilmenin "yollarını arıyoruz"."Zor soru şuydu";millet olarak biz aslında neyiz? Kimiz?Sorular, sorular… İçimizi, beynimizi kurcalayan sorular. ***Bu sorulardan dolayıdır ki aramaya başladık kökümüzü, bağımızı. Epeydir "arıyoruz."Bu sebeple kitaplar, sempozyumlar, seminerler, filmler, diziler ve çeşitli kültürel etkinlikler, bilgiler ve fikirler sunuluyor içtimai dünyamıza."Manevi beslenme havzalarımıza",ata yurtlarımıza geliş gidişlerimizin artışı bu yüzden…Şimdi her kafadan bir ses çıkıyor, maalesef son söylenene de doğru diye inanıveriyoruz.Yüzyıl öncesinden yazılan bir yazıyı okuyamıyoruz, okumayı becersek te yanlıştır yaftası beynimize işlendiği için "suizanla" yaklaşıyoruz duruma.Ne doğru? Ne yanlış? Zihnimize neyi nakşedeceğiz? Adeta "el yordamıyla" yoklayarak harekete mecbur ediliyoruz.***
"Kendi özyurdunda yabancı"olmuş bizler. Evimize girmek için kapısını arıyoruz henüz, içeri de yarım kalan işlerimiz çok olsa gerek..İnsan "evinin kapısını" arar mı?Kendi eliyle yaptığı yolu bulamaz da arar mı?Biz arıyoruz..Sahi "kim" uzaklaştırdı bizi has hanemizden?facebook.com/ozturkfevzı twitter.com/fevzi_ozturk









