Mekke’nin fethinden sonra İslam Dini hızla yayıldı. Allah’ın birliği inancı iyice kalplere yerleşmişti. Hz. Peygamber (s.a.v.) ilk ve son haccı olan Veda Haccında, Arafat’ta Cebeli Rahme de yaklaşık 124 bin veya 140 bin Müslüman’a o meşhur hutbesini okudu. Biz bunaVeda Hutbesi diyoruz. Peygamberimizin; Ahıret yolculuğunun yaklaştığı ve bundan sonra bir daha hac edemeyeceği anlaşıldığı için bu hacca veda haccı denilmiştir.Bu hutbeden sonra Cuma günü akşamı Maide Süresinin 3. ayeti nazil oldu. Allah’u Teala bu ayette: Bugün size dininizi kemale erdirdim. Üzerinize nimetimi tamamladım. Ve sizin için din olarak İslam’ı beğendim’ buyurmaktadır.Peygamberimiz Minada iken kuranın en son inen Nasr Süresi nazil olunca kızı Fatıma’ya‘Bana kendi vefatım haber verildi’ buyurdu. Bunun üzerine Fatıma ağlamaya başlayınca ‘Ağlama kızım. Zira benim ehlimden bana ilk kavuşan sen olacaksın’ buyurdu.Hakikaten Peygamberimizin vefatından altı ay sonra Hz. Fatıma validemizde vefat etti. Peygamberimizin diğer çocukları Peygamberimiz hayatta iken vefat etmişlerdi.Sevgili Peygamberimiz; Veda Haccından sonra Ashabıyla birlikte Medine’ye döndü. Aradan üç ay geçmişti. Peygamberimiz; bir baba, bir aile reisi, bir arkadaş ve bir peygamber olarak üzerine düşeni yapmıştı. Oda bir insandı. O da bir faniydi. 63 yıllık hayatında 23 yıllık Peygamberlik görevini eksiksiz tamamlamıştı. Artık bu dünyadan ayrılma zamanı gelmişti.Peygamberimiz hastalandı ve bu hastalığı iki hafta sürdü. Hastalığı esnasında yaptığı konuşmada: ‘Bir kul ki, Allah onu dünya ile kendisine kavuşması arasında bir seçim yapması için serbest kıldı. O, kul ise Allah’a kavuşmayı tercih etti’ buyurunca Hz. Ebu Bekr bu konuşmadan peygamberimizin vefat edeceğini anlayınca: ‘Ey Allahın Rasulü; Canlarımız, mallarımız, evlatlarımız ne varsa sana feda olsun’ diyerek ağlamaya başlayınca Sevgili Peygamberimiz: Ağlama Ya Ebu Bekr. Arkadaşlık ve malını feda konusunda bana en çok yardım eden sensin’diyerek yol arkadaşını teselli etti.Peygamberimizin hastalığı günden güne artıyordu. Vefatına üç gün kala baş ağrısı ve ateşi iyice artmıştı. Hatta mescide gidecek hali yoktu. Namaz vakti gelmişti. Hanımı Aişe validemize Ashabım namazı kıldılar mı diye sordu. Hayır kılmadılar seni bekliyorlar ey Allahın Rasulü cevabını alınca söyleyin Ebu Bekre namazı kıldırsın talimatını verdi. Aişe validemiz; Babam yufka yüreklidir, kuran okurken gözlerinden yaşlar akar, Rasulüllah’ın makamında durmaya tahammül edemez bu görevi Hz. Ömer’e ver dediyse de Peygamberimiz hayır Ebu Bekir namazı kıldırsın emrini verdi. Ve Ebu Bekir 17 vakit yaklaşık dört gün cemaate imam olarak namazları kıldırdı.Sevgili Peygamberimiz vefatından iki gün önce Mescide gelerek Minberin alt basamağına oturdu ve duygulu bir konuşma yaptı. ‘Biliniz ki sizler yine bana kavuşacaksınız. Buluşacağımız yer, Kevser havuzunun yanıdır. Her kim orada benimle buluşmak isterse;Elini ve dilini lüzumsuz iş ve sözden korusun. Bu dünyadan göçme zamanımın geldiği bana bildirildi. Allah’a kavuşacağım için seviniyorum. Ümmetimden ayrılacağım içinde üzülüyorum. Ben haberini aldım ALLAH’A gidiyorum. Ey Müslümanlar, şayet birine karşı kötülük yapmışsam onun karşılığını kabule hazırım. Kimin bende alacağı varsa işte malım gelsin alsın. Ben kuranın helal kıldığını helal, haram kıldığını haram kıldım dedi.8 Haziran 632 Pazartesi sabahı. Sevgililer sevgisinin hastalığı biraz hafiflemişti ki doğruca Mescide gidip Ebu Bekir’in peşinde oturduğu yerden sabah namazını cemaatle kıldı.Sahabeler Peygamberimizin iyileştiğini sanarak sevindiler kimileri evine kimileride işlerine gittiler.Peygamber Efendimiz evine geldiğinde hastalığı ağırlaştı. Vakit kuşluk vaktiydi. ‘Ya Rab, ölüm şiddetine karşı bana kolaylık ver ve canımı tatlılıkla al diye dua ediyordu.Hanımı Hz. Aişe validemizin kucağında ruhunu teslim etmeden önce son sözleri şu oldu.Emriniz altında olanlara iyi davranın. Onlara yedirin- içirin, giyindirin ve onlara yumuşak söz söyleyin. Ve Namaza devam edin. Sonra hafif bir sesle ruh teslimi ne zormuş dedikten sonra şahadet parmağını yukarı kaldırıp Yüce dosta. Yüce Rabbimle beraber olmaya diyerek 08 Haziran 632 tarihinde Pazartesi günü kuşluk vaktinde 63 yaşında Yüce Rabbine kavuştu.Hz. Peygamberin Mübarek cesedini Hz. Ali elbisesini çıkarmadan elbisenin altından yıkadı. Hz. Abbas ve oğulları yardım etti. Mübarek cesedi sedirin üzerine konuldu. Cenaze namazı için önce erkekler, sonra kadınlar, en sonra da çocuklar ayrı ayrı gelip namazını kıldılar. Peygamberimiz, hayatında olduğu gibi ölümünden sonra da herkesin İmamı olduğu için, onun cenaze namazında kimse imam olmadı, herkes namazını bireysel olarak kıldı. Sonrada vefat ettiği yere defnettiler.Peygamber Efendimizin kabristanı yeşil kubbenin altındadır. Buraya Ravzai mutahhera diyoruz. Allahın Rasulü burasını cennet bahçesi olarak tarif etmiştir. H.Ş. ‘Vefatımdan sonra beni ziyaret eden hayatımda iken beni ziyaret etmiş gibi olur’ buyurmuşlardır. Daha sonraki yıllarda Hz. Ebu Bekir ile Hz. Ömer de Peygamberimizin yanına defnedilmişlerdir.Evet, Hz. Muhammed maddi olarak aramızda değil. Ama onun mirası Kuran ve Sünnet aramızda. Veda Hutbesinde ‘size iki emanet bırakıyorum onlara sımsıkı sarılırsanız yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O iki emanet biri Allahın kitabı Kuran, diğeri benim Sünnetimdir’ demişti.Rabbim; Ona Rahmet eylesin. Ona binlerce salata Selam olsun. Rabbim bizleri peygamber Efendimizin yolunda gidenlerden, onun şefaatine nail olanlardan eylesin. ÂMİN.
Genel
Yayınlanma: 07 Haziran 2014 - 16:08
Hz. Muhammedin son sözleri
Genel
07 Haziran 2014 - 16:08
Mekke’nin fethinden sonra İslam Dini hızla yayıldı. Allah’ın birliği inancı iyice kalplere yerleşmişti. Hz. Peygamber (s.a.v.) ilk ve son haccı...
Bu haber 8128 defa okunmuştur.
İlginizi Çekebilir











