Değerli okurlarımız bir önceki yazımda sizlere dillerin doğuşu hakkında farklı kaynaklardan bilgi vermiştim. Bu haftaki yazımda ise günlük hayatta kullandığımız fakat tam olarak nereden geldiğini ve ilk olarak ne anlama geldiğini bilmediğimiz bazı kelimelerin tarihine yolculuk yapacağız. Yazıya geçmeden önce değerli Türk İslam bilginimiz Yusuf Has Hacip der ki: “Kişi akılla yücelir,bilgi ile büyür. Bu ikisi ile saygı görür.” Buradan da anlaşılacağı üzere amacımız siz değerli kardeşlerimizi vereceğimiz bilgilerle saygı görerek mutlu etmektir.Kelimelerimiz sırasıyla şöyledir;Bende: Farsça kökenli bir kelime olup dilimize yerleşmiştir. Kul, köle anlamlarına gelir. Eğer ben size kendimi tanıtırken “Bendeniz(kulunuz)Volkan.” dersem. Alçakgönülülük yapmış olurum.Ök: Eski Uygurca kökenli bir kelimedir. Anne anlamına gelir. Biz bu kelimeyi günlük hayatta annesi vefat eden çocuklar için öksüz (annesiz) olarak kullanıyoruz.Anatolia: Eski Yunanca bir kelime olup. “Güneşin doğduğu yer” anlamına gelir. Dilimiz Türkçeye bu kelime Anadolu olarak değişip geçmiştir. Yurdumuzu tanıtırken kullanırız.Ceza: Arapça kökenli bir kelime olup, iyi ya da kötü fark etmez karşılık anlamına gelir. Dilimize ise kötü karşılık olarak geçmiştir. Yani bir Arap’a iyilik yaptığımızda bize “Allah cezanı versin.” derse hoş karşılamak gerekir.Tilbe: Göktürkçe bir kelimedir. Deli anlamına gelir. Yıldız Tilbe düşündürücüdür.Perişan: Farsça kökenli bir kelimedir. Dağınık kıvırcık saç anlamına gelir. Biz bunu günlük hayatta karşılaştığımız zor anlarımızı ifade ederken kullanırız.Yaşıl: Göktürkçe kökenli bir kelime olup günümüzde hem yeşil rengi hem de insan yaşı olarak kullanılır. Önceden Türkler hesaplamalarını tabiat olaylarına göre yaparlarmış. İnsan yaşını hesaplarken de baharın gelmesiyle birlikte her yerin yeşillenmesini kullanırlarmış. Bir yaşıl görmek, yirmi yaşıl görmek gibi.Kut: Eski Türklerde hükümdara ülkeyi yönetme yetkisinin tanrı tarafından verildiğine inanılan anlayıştır. Günümüzdeki kutsal ve kutlu kelimeleri buradan gelir. Ayrıca bizler konuşma esnasında bazen “bardak-mardak, kedi-medi, kalem-malem” gibi biri anlamlı diğeri anlamsız ikilemeler yaparız. Kutlu kelimesi ise Mutlu olarak ikileme yapılmış. Günümüzde ise en çok anlamsız olanı, yani mutlu kelimesi yaşamaktadır.Edgü: Göktürkçedir. Zamanla eygü olmuş. Son olarak da iyi olarak dilimize geçmiş.Kün-Tün: Göktürkçe kökenlidirler. Orhun abidelerinde kullanılmışlardır. Kün gündüz, tün ise gecedir. Tavuklar geceleri hala tüner (geceler)Hüvel Baki: Arapça kökenlidirler. Hüvel (o) kişi zamiri. Baki ise sonsuz anlamına gelir. Cümle bütünüyle “O (Allah) Sonsuzdur.” anlamına gelir. Mezar taşlarının en başlarında yazar.Dilimizde daha bunlar gibi birçok kelimeler mevcuttur. Türkler zamanında farklı milletlerle etkileşim kurmuş. Bu etkileşimler sonucu dilimize de farklı dillerden kelimeler girerek türkçenin ifade gücü zenginleşmiştir. Kaynakça için Ferit Develioğlu “Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügat”, İskender Pala “Ansiklopedik Divan Edebiyatı Sözlüğü”, Talat Tekin” “Orhun Türkçesi Grameri”, Ahmet B.Ercilasun “Türk Dili Tarihi” kitaplarına bakın.Son olarak sözlerimi Nihat Sami Banarlı’nın bir sözüyle bitirmek istiyorum; “Türk Dili’ni seviniz! Çünkü Türklerin,en az geçmişleri kadar büyük geleceği olacaktır.”
Genel
Yayınlanma: 26 Kasım 2013 - 11:25
Kelimelerin Tarihi
Genel
26 Kasım 2013 - 11:25
Değerli okurlarımız bir önceki yazımda sizlere dillerin doğuşu hakkında farklı kaynaklarda...
Bu haber 5203 defa okunmuştur.
İlginizi Çekebilir











