Dünya savaş tarihine şöyle bir baktığımızda görüyoruz ki genelde tüm savaşlar: “yaşam, şeref, toprak ve ganimet elde etmek, savaşılan yerleri talan etmek ve milletlerin asabiyet duygusunu tatmin etmesi gibi düşüncelerle yapılmıştır. Ancak bütün bunların dışında Bedir savaşı vardır ki; burada şirk ile Tevhid karşı karşıya gelmiştir. Bu yüzdendir ki peygamber efendimiz (s.a.v.) bu savaş öncesi ellerini semaya açmış:“ Yarabbi! Eğer bugün burada, bu bir avuç müslüman galebe gelmezse sana yeryüzünde secde edecek kimse kalmayacak!” diyerek Cenab-ı Hakk’tan yardım talep etmiştir.İşte değerli vatan ve istiklal şairimiz Mehmet Akif de bunun bilincinde olarak Çanakkale Savaşını yeryüzünde benzetilebilecek bir tek savaş olarak Bedir’i görmektedir. Şirk ile Tevhid’in çatıştığı bu savaşta toprağa düşmüş kahraman Türk askerlerine de bu yüzden: “Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.” diye hitab eder. Peki sadece böyle şanlı iltifatlar mı eder? Hayır tabi ki de... Çanakkale Şehitlerine adlı manzumesinde bir de onlar için: “Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?” diye başlayarak muazzam bir türbe inşa eder. Şimdi bakalım bu kutsal türbeyi nasıl inşa ediyor?











