Reklam
  • Reklam
Bisiklet turu yapanların Türkeli ile ilgili ilginç hatıraları
Yunus Celal ARAZ

Yunus Celal ARAZ

Bisiklet turu yapanların Türkeli ile ilgili ilginç hatıraları

23 Ekim 2017 - 18:56

Merhaba sevgili okurlarım. Uzun bir aradan sonra yine yeni yazımla karşınızdayım. Araştırmalarım sonucunda bisikletleriyle Türkiye turu yapanların ilçemizde konaklayıp gezdikleri sıralarda yaşadıkları ilginç hatıraları sizlere aktaracağım.

Bunları okuyarak herkesin kendisine pay çıkarmasını, yaptığımız hataların hiç hoş anı olarak kalmayıp, çevremizde olumsuz izler bırakacağını düşünmeliyiz. Günümüzde artık her anın, her düşüncenin paylaşıldığı internette, Türkeli'ni bilmeyen ve internetten araştırmak isteyen birçok vatandaşın internet ortamında yapılan olumsuz yorum ve görüşlerle düşüncelerinin değişebileceğini bilmemiz gerekiyor. İlçemizi seviyorsak, güzel Türkeli'miz için ilçe dışından gelen yabancılara biraz daha yardımcı olalım, her birinde güzel hatıralar, izlenimler bırakalım.

İşte bisiklet turu yapanların Türkeli hakkında düşünceleri:

Türkeli'ne girerken büyük bir Türk bayrağı var, ona kadar ufak bir rampa tırmanıyorsunuz, ondan sonrası yine düz. O kadar uzun bir iniş yaptıktan sonra o gazla o rampayı da çerez gibi yedik. Rampadan sonra yol kenarında duran bir arabadan yine laf atıyorlar. Arabanın dışındalar. birisi what is your name diyor cevap vermeyip sadece selamlayarak geçince "la mala bak what is your name'i bilmiyor" diyor. O lafı duyunca benim gözüm döndü durdum döndüm arkamı "Türküz lan biz bir sıkıntı mı var" dedim kem küm ettiler devam ettik yola. Ardından Türkeli tabelası önünde fotoğraf çekildik. Sinirlerim iyice alt üst olmuş durumda, sağda bir plaj var çadır kursak kesin sıkıntı yaşarız burada. Hiçbir ilde, ilçede, köyde bu kadar sorunu bir arada yaşadığımı hatırlamıyorum. Otelde yatalım diyoruz, öğretmenevini bulduk, boş yer yokmuş ufak bir araştırma sonrasında bir otel buluyoruz. Manzaramız fena değil.

Geri dönme serüveni daha da beterdi, buradan ne Sinop'a ne Samsun'a otobüs yok ne yazık ki. Ufak dolmuşlar gidiyormuş. Firmanın biri dolmuşla sizi Ayancık'a gönderirim oradan Sinop otobüsüne binersiniz diyor ama bisikletleri dolmuşa sığdırırmıyız emin değiliz ufacık bir bagajı var. Adam sabah 6.00'da gelin bakalım dedi, tamam dedik ayrıldık. İlçede gezerken bir dolmuşçu görünce bagaja bakalım dedik, bisikletlerinizi almam diyince iyice karamsarlığa kapılıyoruz. Fiat Doblo taksiler var onlardan tutup bizi Sinop'a götürse 150 TL istiyorlar, uyanığın biri 200 TL istedi. Bir kamyonet gördük bizden 200 TL isteyen taksicinin kayınçosuymuş sonradan öğrendik, Sinop'a 220 liraya götürürüm dedi o da. Yabancı olduğumuz için ne kadar kandırırsak kar diye bakıyorlar. Bir tane yardımcı olabilir miyim diye düşünen insan yok. Sabah ola hayrola dedik, sahile indik közde mısır yiyelim dedik aldık alacağımıza pişman olduk. Ham mısırları satmış adam bize, yiyemedik çöpe attık. Türkeli'de bir tane iyi olay yaşamadık desem yanlış konuşmuş olmam.

Ve bir diğer bisiklet turu yapanların Türkeli hakkında düşünceleri:

22. gün sabah çadırın kapısını açtık, köpek aşmış kendini çadırı beklemiş, biraz sevdim, sabah denizi iyi gelir diye suya daldım, kemik gibi ne yalan söyleyeyim çıktım, buzdolabı gibi, adaş geldi, buranın suyunu sordum, bir bakayım dedi gitti ilk defa bu kadar soğuk dedi, çaddırı toplayıp, çarşıda sıcak suda bardakta hazır çorba üstüne çay, kahvaltımız bugün bu, helallaştık, yol yapımı var, bir otomobil nasıl becerdin hayret yolun kenarındaki boşluğa girmiş, kısa bir pedallama sonrası, 5700 nüfuslu Türkeli ilçesi her yer toz toprak ama ilçede Bisiklet yolu var, kahvehane molası, dolmayan powerbankı doldurma, bugün yarın az km. istirahat sonraki günlere hazırlık, kır pidesi 2.50 Tl. karnım doydu, 2 kişi bana bakarak konuşuyor, biri arkadaşına ben motorla geldim deli diye alay etmişler, bak bisikletle de gelen var derken amca konuşalım biraz dediler, bugün zaman çok, arkamızdaki çarşıda çay bahçesinde kaynattık, iyi insanlar, plajına gittim çadır yeri için görevli yasak dedi, misafirsen ev sahibi ne derse, girişte Alpet Patron Mehmet Bey'e söyledim, kalabilirsin, istersen plajı arayayım denize de girersin dedi, istasyon daha emniyetli, (plajda dışarıdan şehirden gelenler ateş yakıp, içki içtiklerinden yasaklamışlar), görevlilere çayını kahvesini eksik etmeyin dedi, iyi insanlar, Teşekkürler.

Bu yazı 586 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • hasan demircan
    4 hafta önce
    iç ve dış turizme bakış açısı, ilçemizin bakışı ile ülkemizin bakışı aynı gibi. mesela pahalılık konusu ilçemizde hiç araştırıldı mı ? türkeli gelişmeye açık, yeterki çağdaş şehircilik anlayışı ile planlama yapılsın.

Son Yazılar