2.KISIM
“Mutluluk reçetesi” için kaldığımız yerden yolculuğumuza devam ediyoruz.
Yolculuğumuzun yine uzun sürecek gibi. Aklından “şu kapılardan ne zaman geçmeye başlayacağız? Yazar mutluluğun yedili formülünü ne zaman verecek? Diye sorduğunu biliyorum. Birazcık daha sabırlı olmalı ve yola devam etmek için gayret içerisinde olmalısın. Az sonra kapıları aralamaya başlıyoruz.
Mutluluk için hangi kapıları aramalı hangi anahtarları kullan malıyız?
Kapılara gelmeden bir minik bir açıklama yapmak gerekiyor…
İngiliz ekonomisti Richard Layard'ın Happiness (Mutluluk) adlı kitabında belirttiği, 7 temel kapı ve anahtar var.
Bu kapı ve anahtarlar otuz değişik toplumda yapılan araştırmaların verileri, incelenerek ortaya konmuştur.
Bu incelemede çok ilginç bazı sonuçlar kendini göstermiş.
Birbirinden farklı bu kültürlerde ilk beş kapı ve anahtar aynı sırayla dizilmiş. Her işin başı sağlık diyen insanları şaşırtacak ama sağlık beşinci sırada. Altıncı-yedinci kapı ve anahtarların sırası değişiyor.
Mutluluğun Kapı ve Anahtarları:
1.KAPI-SAĞLIKLI AİLE İLİŞKİLERİ
İlk etken sağlıklı aile ilişkileri olarak ortaya çıkmaktadır. Dikkatinizi çekmek istiyorum. İyi aile ilişkileri demiyorum, sağlıklı aile ilişkileri diyorum. Neden mi? Çünkü, iyi olan her şey sağlıklı olmaz. Anne ve babanın aynı çatı altında bir arada olması iyi bir şeydir. Ama birbirlerini tüketmeye devam ediyorlarsa bir arada olmaları sağlıklı bir şey değildir. Ameliyat olmak iyi bir şey değildir ama sonuçları itibarı ile sağlıklı bir şeydir.
Aile ilişkileri kendiliğinden sağlıklı olmaz; çiçek bakar gibi, ilişkiye özen göstermek gerekir. Araştırmalar, insan mutluluğunda en önemli etkeninin sağlıklı aile ilişkileri olduğunu gösteriyor.
2.KAPI-GELECEĞE GÜVEN DUYGUSU
Sabah uyandığında ne ile karşılaşacağını bilebilmek, Üniversiteyi bitirdiğinde aldığın eğitimin sana açabileceği fırsatları öngörebilmek, bir kadın olarak sosyal hayatta güven içinde hayatını sürdürebilmek, emekli olduğunda ya da yaşlandığında sağlıklı bir şekilde yaşamının son dönemini geçirebileceğinden emin olmak vb. İsveç, Norveç ve Danimarka gibi sosyal devlet anlayışına hâkim İskandinav ülkelerindeki ortalama mutluluğun, bizden daha üst düzeyde olduğu gösteriyor.
Güven duygusu deyince siz değerli yolcularımla paylaşmak istediğim bazı örnekler var.
İNANÇ: Köylüler yağmur duasına çıkmaya karar verirler. Ertesi gün görürler ki aralarında sadece bir çocuk elinde şemsiye ile gelmiştir. GÜVEN: Bir bebek onu havaya fırlattığınızda güler. Çünkü onu tutacağınızı bilir. UMUT: Ertesi sabah uyanıp uyanmayacağımız hakkında en ufak bir bilgimiz olmasa da her gece yatmadan alarmı kurarız. ÖZ GÜVEN: Gelecek hakkında hiçbir şey bilmesek bile yarın için büyük planlar yaparız.
3.KAPI-İŞİNİ ANLAMLI BULMAK
İnsanın kendine giden yolda en önemli enstrümanlarından birisi hayatına anlam katacak bir ise sahip olmasıdır. İnsanın en temel güdülerinden birisinin çalışmak olduğunu düşündüğümüzde sahip olduğumuz işin insanın kendi anlamını bulması, kendini üretken, değerli ve biricik bulabilmesi için taşıdığı önem ortadadır. Günümüzde yapılan işin karşılığında alınan para ya da kazanç birincil değer olduğu için mutsuz çalışanlar işyerlerini doldurmuş oluyor.
Ülkemizde en değerli iş alanı masa başı olarak tanımlanan iş alanıdır. Bu noktada yaptığımız iş bize değil biz yaptığımız işe bir değer katarız. “Herkes işini doğru yapacak” şeklinde bir söz vardır. Bu söz aslında gerçeği yansıtmaz. Çünkü, bir insanın işini doğru yapabilmesinin temel kuralı doğru işi yapıp yapmadığıdır.
4.KAPI-ARKADAŞLAR VE SOSYAL ÇEVRE
Mahallemiz, komşularımız, dostlarımız mutluluğumuzun temel nedenlerindendir. Sosyal çevremizin kalitesi, yaşam kalitemizin önemli bir göstergesidir. Sosyal çevremizde kimlerin bulunduğu ve arkadaş olarak seçtiğimiz insanların mutluluğumuz için büyük önem taşıyor.
Kendinizi madden ve manen şartsız teslim edebileceğiniz, önyargılardan uzak bir şekilde kendinizi ifade edebileceğiniz insanların etrafınızda olduğunu düşünmek bir rahatlatıcı bir etki yaratıyor.
Şimdi geldik 5. Kapıya. Bu kapının anahtarı sağlık. Her işin başı sağlık anlayışı bu mutluluk araştırmalarında son dan üçüncü sıraya düşmüş. Yani baştan ya da sondan birinci olamamış.
5.KAPI-SAĞLIKLI OLMAK
“Hastalıklı bireylerden oluşan hastalıklı bir topluma uyum sağlamak sağlıklı olmak demek değildir.”
Bakın sağlık sıralamada beşinci konumda yer alıyor. Ben; “her şeyin başı sağlık” algılaması içinde, bu etkeni ilk sırada bekliyordum. İlk sırada değil ama yine çok önemli, ilk beşe giriyor. Demek ki onsuz da mutlu olunamıyor.
Bedensel, ruhsal, zihinsel ve sosyal anlamda bir insanın bütünlüğünü koruyabilmesi yaşam kalitesi açısından çok önemli. Çünkü bunlardan birisi bozulduğunda diğerleri insanı çoklu organ yetmezliğine sürüklüyor.
6.KAPI-ÖZGÜR OLMAK
Özgürlüğü insanın kendi hayatı üzerinde hâkim olma kapasitesi olarak tanımlayabiliriz. Düşünelim şimdi. Kendi hayatlarımızın üzerinde gerçekten kendimiz bir iradeye sahip miyiz? Yoksa,” çalış, satın al, itaat et, tüket, düşünme ve öl.” Şeklinde özetleyebileceğimiz kapitalist anlayışın esiri miyiz? Araştırmalar gösteriyor ki, kendi kararlarını verebilen, seçimlerini yaparken özgür olduğunu düşünen insan daha mutlu. "Kişinin kendi yaşamında var olması" gerekir. "El âlem ne der?" diye yaşamaktan vazgeçerek; "kendinize hesap vererek" yaşayın.
7.KAPI-DEĞER VE İLKELERİN OLMASI
Bir önceki arayış yolculuğu yazımızı okuyanlar hatırlayacaktır. Aslında bu kapı aynı zamanda hakikatin arandığı arayış basamağıdır. Sık sık karşılaşırsınız, ağır iş yapan insanlar, büyük bir gurur ve hoşnutlukla, "... çocuğum var; çok şükür hiçbirinin boğazından haram lokma geçmedi. Babam bana haram ekmek yedirmedi, ben de çocuklarıma haram yedirmedim," demiştir. Herhalde bu ifadenin "kendi özünüze hesap vererek yaşamakla” ne kadar sıkı ilişki içinde olduğunu görüyorsunuzdur.
Bu günkü yolculuğumuzun sonuna yaklaşıyoruz. Sizleri yedi kapıya götürdüm. Ama yolumuzun başında ifade ettiğim gibi kapıları açmak için gerekli anahtarları özünüze dönerek içinizde arayacak olanlar siz değerli yolcularımdır.
Eğer bu kapıları açmayı başaramaz ve mutluluğu başka kapılar ardında ararsanız, pek çok kapı açmanız gerektiğini söylemeye gerek yok. Manzaralı rota sizi içinize yola çıkarır ama sizin adınıza sorun çözmez. Çözüm sizde ve sizin içinizdedir. Değerli yolcularım; son durakta inmeden önce manzaralı rota köşesinin siz değerli okurlara çekiliş yapmadan bir hediyesi olsun.
Siz değerli “Manzaralı Rota” okuyucuları için; Yedi Günlük "Mutluluk Antrenmanı" hediyesini kabul buyurunuz efendim. Eğer istersen, bugünden başlayarak şu küçük adımları takip edebilirsin:
Pazartesi: Her sabah uyandığında içeceğin ilk bardak suyun tadına odaklan (Farkındalık).
Salı: Bir yabancıya veya iş arkadaşına içten bir iltifatta bulun (Sosyal Bağ).
Çarşamba: 15 dakika boyunca sadece yürüyüş yap, müzik dinleme, sadece çevreni izle (Doğa).
Perşembe: Seni mutsuz eden bir sosyal medya hesabını takip etmeyi bırak (Dijital Hijyen).
Cuma: Uzun süredir ertelediğin küçük bir işi tamamla (Başarı Hissi).
Cumartesi: Sevdiğin bir yemeği, telefonuna bakmadan, her lokmanın tadını alarak ye (Haz).
Pazar: Haftanın en iyi 3 anını bir kâğıda yaz (Minnet).
Mutluluk varılacak bir varış noktası değil, yolculuğun kendisidir. Mükemmel bir hayatın peşinde koşmak yerine, hayatın getirdiği zorlukların içinde anlam bulabilmek ve küçük anların değerini bilmek, mutluluğun en sağlam anahtarıdır.
Unutma: Mutluluk bir yetenektir ve her yetenek gibi tekrarlandıkça gelişir. Bazen mutsuz hissetmek de bu yolculuğun bir parçasıdır; gölge olmadan ışığın değerini bilemeyiz.
Manzaralı Rotadan şimdilik bu kadar. Bir yolculuğumuzun daha sonuna geldik. Sakın kimselere randevu vermeyin ki tekrar yola çıkalım. Gelirken yanınızda en az bir yolcu daha bekliyorum.








İçsel kaynakların farkına vardıran ve harekete geçiren bu yazınız için gönülden teşekkürler. Kilisten sevgiler, saygılar
Kaleminize ve ilminize sağlık Hasan hocam, bakış açınızı dünyayı anlamlı yaşamak adına bir imkan olarak görüyorum. Yazılarınızın devamını merakla bekliyorum…