Her Babalar Günü geldiğinde, sala verilir benim yüreğimde...
Bir ses sorar: "Hakkını helal eder misin?" diye. Ve ben bütün kalbimle, yüreğimle, canımla; "Helal ettim..." diye sessiz çığlığımla yanıtlarım bu sesi.
"Güle güle babacığım..." diye haykırırım sükût duruşumla.
Birileri gömlek alır babasına, birileri pantolon alır. Birileri sarılır, birileri telefon açıp sesini duyar. Bense beyaz kefeniyle hatırlarım babamın gülüşünü musalla taşında...
Babası hayatta olanlar bilir; bir babanın varlığı insana güven verir. Babasını kaybedenler ise bilir ki, bazı eksiklikler yıllarla tamamlanmaz...
Bak, şimdi hatırladım...
Otuz altı yıl önce, bir akşamüstü telefonun acı çığlığıyla bana verilen bir haberde dünyamdan çıkıp giden; aslında hiç gitmeyen, gönderemediğim bu koca çınarın hâlâ gölgesi serinletir yanan yüreğimi...
Biliyorum, bir gün buluşacağımız yerde bizi beklediğini... O güzel gün için dua ederken, güçlü inancımızla dualarda buluşuyoruz gittiği günden beri...
Bugün yine Babalar Günü'ymüş...
Hayatta olan babaların günü kutlu olsun. Onların kıymetini, yanımızdayken bilelim. Çünkü bazı özlemler vardır ki, bir ömür sürer...
Ebediyette olan babalara duamız; mekânları cennet olsun...
Ne satırlar alıyor bu özlemi, ne kalem susuyor... Yazdıkça arkası geliyor...
Çöl ortasında susuz kalmış gibi yüreğimiz bir kere daha yanıyor...
Belki bugün benim gibi birçok insan da sessizce bir mezar taşına, eski bir fotoğrafa ya da bir hatıraya bakıp içinden aynı duayı geçiriyordur...
Bak, yine dua istedi içim...
Mekânın cennet olsun BABACIĞIM...
Türkiye'nin Sesi Gazetesi
İletişim Koordinatörü
Emine Aslan






